Yönetmen: Yousef Malouf
Oyuncular: Philippe Akiki, Nidal Al-Askhar, Pierre Borday
Lübnan, 90’, 1962, siyah-beyaz
Arapça, Turkce altyazıyla

Lübnanlı sanatçı ve şair Khalil Gibran, milyonlarca insanın kalbini kazanmasını sağlayan beceri ve bilgeliğini bu filmde de gözler önüne seriyor. Gibran, müthiş bir duyarlılıkla ve şairane bir biçimde, ilk aşkı olan Beyrutlu güzel bir kız Selma Karamy’yi ve ona karşı gençliğin verdiği toylukla güçlenen tutkusunu anlatıyor. Onların aşkı başından itibaren imkansız bir aşktır, çünkü sosyal gelenekler ve aile içindeki gerginlikler Selma’nın başka bir adamla evlenmesine sebep olur. Amerikalı sinemaseverler bu adaptasyon filmi 1960’lı yılların sonunda izlemişlerdi. O zamandan beri filmin tüm kopyaları kayıp ya da imha edilmiş sanılıyordu, yakın zamanda Beyrut’taki bir kilisede bulunana kadar. Kırık Kanatlar, hem tarihi hem de sanatsal açıdan çok önemli ve değerli bir film.

Binbir Gece Masalları / Arap Sineması'na Bir Yolculuk

Kor Yılların Tarihi

Binbir Gece Masalları / Arap Sineması'na Bir Yolculuk

Engellenmiş Bir Hayat

Binbir Gece Masalları / Arap Sineması'na Bir Yolculuk

Date Wine

Binbir Gece Masalları / Arap Sineması'na Bir Yolculuk

Omar Gatlato

Binbir Gece Masalları / Arap Sineması'na Bir Yolculuk

Ümmü Gülsüm, Mısır Gibi Bir Ses

Binbir Gece Masalları / Arap Sineması'na Bir Yolculuk

Kırık Kanatlar

Binbir Gece Masalları / Arap Sineması'na Bir Yolculuk

İskenderiye Üçlemesi: İskenderiye, Tekrar ve Sonsuza Dek

Binbir Gece Masalları / Arap Sineması'na Bir Yolculuk

İskenderiye Üçlemesi: İskenderiye, Neden?

Binbir Gece Masalları / Arap Sineması'na Bir Yolculuk

İskenderiye Üçlemesi: Bir Mısırlı Hikayesi

Birbirini anlamak mümkün mü? <br>  Berlinde De Bruyckere

Birbirini anlamak mümkün mü?
Berlinde De Bruyckere

İki insan figüründen oluşan heykelde, figürler sanki aralarında fısıldaşıyormuş gibi, birbirine dolanmış ya da iyice eğilmiş halde, başlarından aşağı sarkan çiçek desenli bir battaniyenin altında dikilmektedir. 

Stefan Hablützel Bana Bak!

Stefan Hablützel Bana Bak!

Bana Bak! “la Caixa” Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan Portreler ve Diğer Kurmacalar sergimizle ilgili paylaşımlarımıza devam ediyoruz. Yazımız serginin “Kimliğe İlişkin Uzlaşımlar” başlıklı bölümünde yer alan sanatçı Stefan Hablützel ve eseri “1962 – 1929” hakkında.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.