Yönetmenler: Emma de Swaef, Marc James Roels
2012, 17', diyalogsuz
Willy çocukluğunu geçirdiği natüralist topluluğa geri döner, hasta annesi de yanındadır. Annesinin ölümü üzerine Willy ormana kaçar, ancak anılar peşini bırakmaz. Kendini kaybederek mutlak aşkı bulacaktır. Willy’nin hikayesi aslında herkesin hikayesidir. Annesine vedası, yetişkinliğe geçişi, pişmanlıkları, söylemediği ve yapmadığı şeyler: Hepsi sürdürülemez bir burgaç olup yeniden karşısına çıkar; tek çözüm ise evrenin boşluğuna doğru kanat açmaktır. Filmdeki karakterleri, çevreyi ve evreni oluşturan yün gibi narin ve dokunaklı olan Oh, Willy…, animasyonun cansız nesneleri duygulara dönüştürme şeklindeki olağanüstü becerisinin bir başka kanıtıdır.
Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)