Özgür Dünyada İki Rus

  • 5 Ekim 2013 / 14.00
  • 9 Ekim 2013 / 19.00

Yönetmen: Amanda Trager, Erik Moskowitz
Oyuncular: Joshua Mack, Sasha Jampolsky, Amanda Trager, Erik Moskowitz, Robert Janitz, Irina Kachanovskaya, Jessie Stead
ABD; renkli, 30’, 2013
İngilizce, Türkçe altyazıyla


Moskowitz ve Trager'in 2013 tarihli çalışması iki erkek arasında, derin bir soruna işaret eden diyaloğu beyazperdeye taşıyor: Sanatçılar kim için ve neden üretir? Geniş bir fikir alışverişi ve değiş tokuşunu gözler önüne sunan video, sanatsal ilham, aşk ve piyasa arasındaki mecazi ve ütopik ilişkileri araştırıyor. Hikayenin anlatımı aynı zamanda esas sanatçı ve sinemacıları senaryo üzerinde çalışırken; bu senaryonun ifade ettiklerini ve işbirliklerinin erdem ve kusurlarını tartışma süreçlerini de kapsamak suretiyle, videonun yapım sürecini de takip ediyor. Peki, gerçekten kontrolü elinde tutanlar onlar mı? Çünkü, filmdeki üç kadının gizemli varlığı aksine işaret ediyor.

Güç Bende Artık!<br/>  Tuhaf Filmler

İçinden Yürü

Güç Bende Artık!<br/>  Tuhaf Filmler

Anıtlar

Güç Bende Artık!<br/>  Tuhaf Filmler

Bir Araya Gelerek Beyazı Oluşturan Renkler Önemlidir

Güç Bende Artık!<br/>  Tuhaf Filmler

Toplumsal Görüşler

Güç Bende Artık!<br/>  Tuhaf Filmler

Fakir Çorapçı, Sanayi Devrimine Karşı Çıkan Çiftçi ve Joanna Southcott'un Kandırılmış Takipçileri

Güç Bende Artık!<br/>  Tuhaf Filmler

Son Cristeros

Güç Bende Artık!<br/>  Tuhaf Filmler

Özgür Dünyada İki Rus

Güç Bende Artık!<br/>  Tuhaf Filmler

Elfranko Wessels'in Hikayesi

Güç Bende Artık!<br/>  Tuhaf Filmler

Pembe Bulutların Üzerinde

Güç Bende Artık!<br/>  Tuhaf Filmler

Bir Avuç Toprak

Güç Bende Artık!<br/>  Tuhaf Filmler

Gece Vakti Oyun Tekrarı

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.