Saraybosna’ya Hoşgeldiniz

  • 19 Ocak 2017 / 19.00
  • 24 Ocak 2017 / 19.00

Yönetmen: Michael Winterbottom
Oyuncular: Stephen Dillane, Woody Harrelson, Marisa Tomei
İngiltere, ABD, 1997, 103’, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı 

Michael Winterbottom imzalı Saraybosna’ya Hoşgeldiniz, İngiliz savaş muhabiri Michael Nicholson’ın gerçek öyküsünü anlatıyor. Michael’ın hayatı, Amerikalı muhabir Flynn ile beraber, Saraybosna’daki çatışmaların ortasında yaşam mücadelesi veren bir yetimhane dolusu çocuğun haberini yapmasıyla değişir. Henderson, yasaları çiğnemek ve mesleğini tehlikeye atmak pahasına bu çocukların hayatına müdahil olmayı seçer. Bir savaş muhabirinin tehlikeli yolculuğu, bir çocuğun umut dolu yolculuğuna evrilir. Filmin, işgal bittikten sadece birkaç ay sonra yerinde çekilmiş olması ve araya giren gerçek haber görüntüleri, gerçeklik payını katbekat arttırıyor.

İstikamet → Balkanlar

Saraybosna’ya Hoşgeldiniz

İstikamet → Balkanlar

Umut Çiçekleri

İstikamet → Balkanlar

Şark Oyunları

İstikamet → Balkanlar

Güzel Bir Hayat Düşlerken

İstikamet → Balkanlar

Kan ve Aşk

İstikamet → Balkanlar

Charlie Countryman’ın Gerekli Ölümü

İstikamet → Balkanlar

Sen Dünyaya Gelmeden

İstikamet → Balkanlar

Keder

İstikamet → Balkanlar

Kayıp Kral

Saraybosna’ya Hoşgeldiniz

İstanbul: Öncesi & Sonrası

İstanbul: Öncesi & Sonrası

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu’ndan seçtiğimiz, 1850’lerden 1980’lere tarihlenen İstanbul fotoğraflarındaki manzara ve mekanları, bu yerlerin günümüzdeki görünümleriyle birlikte sunuyoruz!

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

Gilbert ve George: Yaşayan Heykeller ve “Grid”ler

Gilbert ve George: Yaşayan Heykeller ve “Grid”ler

Gilbert ve George, sanatla hayat arasındaki sınırı tamamen silmeyi amaçlayan radikal bir ikili. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamında hazırlanan  bu yazıda, ikilinin “yaşayan heykel” anlayışını, grid tekniğini ve gündelik hayatı sanatın merkezine taşıyan benzersiz pratiklerini inceliyoruz.