Sen Tanrısın

  • 20 Aralık 2014 / 15.00
  • 27 Aralık 2014 / 19.00

Yönetmen: Leszek Dawid
Oyuncular
: Marcin Kowalczyk, Dawid Ogrodnik, Tomasz Schuchardt
Polonya
; 110’, 2012, renkli
Lehçe; Türkçe altyazıyla

1990’ların sonu Polonya müzik sahnesinde bir devrim niteliğindeydi. Saykodelik rap, neredeyse bir gecede, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonraki on yılda Amerikan hit parçaları ve Polonya’dan çıkma ‘disco-polo’ türünün hakim olduğu listelerde bir anda fırtına etkisi yarattı. Özellikle iki grup bu türün temsilcisi haline gelmişti: Kaliber 44 ve Paktofonika, her ikisinin ortak özelliği, karizmatik Magik’le ilişkili olmalarıydı. Rapçinin 26 Aralık 2000’deki intiharına kadar Polonya rap sahnesine egemen olmuşlardı. Genç sanatçı, Katowice sosyal konutlarının 9. katındaki dairesinin camından atlayarak ölmüştü. Sen Tanrısın, Magik’in yaşadığı ve müzik yaptığı bu dönemin ruhunu yakalamaya çalışan etkileyici bir girişim. Başroller için yeni, genç yüzler tercih edilmiş. Bu, hem sinema hem de TV yapımlarına egemen olan ve sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen büyük isimlerin hakimiyetindeki Polonya sinemasında nadir görülen bir tercih.

20 Aralık Cumartesi günü filmin gösteriminin ardından yönetmen Leszek Dawid ile bir söyleşi gerçekleştirilecek.

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

Sen Tanrısın

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

İntihar Odası

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

Kedilerin Rahibe Teresa’sı

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

Yüzen Gökdelenler

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

Hayat Çok Güzel

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

İz Bırakan

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

Küçük Oyunlar

Gençlik Ateşi<br/>Polonya’dan Sevgilerle

Hayattan 33 Sahne

Sen Tanrısın

Camın Doğuşu: Åsa Jungnelius’un Eserlerine Dair <br> Bazı Düşünceler

Camın Doğuşu: Åsa Jungnelius’un Eserlerine Dair
Bazı Düşünceler

Zihnimde iki imge var. Birinde, yaşlı, buruşmuş bir adam torununu sevinçle havaya kaldırıyor. Diğerinde ise, asırlık bir armut ağacının dalları meyveyle dolup taşıyor. İkisi de yaşlanma ile yenilenmenin kesişen süreçlerinde yerçekimi ile yükselişin ahengine dair oldukça derin bir şey söylüyor gibi. Yaşlı adam ve bebekten başlayalım.

Leonardo’nun Atı

Leonardo’nun Atı

Leonardo da Vinci, 1493’te, tam 500 yıl önce, Milano Dükü Ludovico il Moro’nun 12 yıl önce babasının anısına sipariş ettiği atlı anıtın (doğal büyüklüğün 4 katı boyda) dökümü için hazırlıkları bitirmek üzereydi.

Buram Buram Kahve Kokan 17 Instagram Hesabı

Buram Buram Kahve Kokan 17 Instagram Hesabı

Kahve o kadar uzun zamandır bizimle ki, onsuz bir sosyal yaşamı düşünmek güç. Hatta sanki onunla hiç tanışmasaydık da “Bu hayatta bir şey eksik ama adını koyamıyorum.” gibi bir hisse kapılırdık. Şakası bir yana, sizce nasıl oldu da kahve insanlık tarihinin farklı dönemlerinde hep kendine has bir yer edinmeyi ve gündelik yaşamımızda bu denli kök salmayı başardı?