Şişman, Kel ve Kısa Adam

  • 7 Aralık 2013 / 17.00
  • 11 Aralık 2013 / 19.00

Yönetmen: Carlos Osuna
Tür: Thriller, drama - animation
Oyuncular: Álvaro Bayona, Fernando Arévalo, Julio Medina, Jairo Camargo, Ernesto Benjumea, Nicolás Montero Kolombiya 89’, 2012, renkli
İspanyolca, Türkçe altyazıyla

Bu karanlık anime film, bir noterde çalışan 46 yaşındaki Antonio Farfán’ın hikayesini anlatıyor – kişisel ve profesyonel başarısızlığının arkasında kel, kısa ve şişman olmasının kaçınılmaz bir biçimde yattığına her zaman inanmış biri Antonio. Kafasının içindeki sesler hiç susmasa da, yaşamı neredeyse olaysız sürerken bir gün yeni noter geliyor: Daha şişman, daha kel ve daha kısa bir adam olan noter, Antonio’nun aksine başarılı ve başkaları tarafından seviliyor. Şaşıran ve sersemleyen Antonio, kendisini gerçek dünyada, kendi korkularıyla yüz yüze buluyor, sonunda da başına oldukça beklenmedik işler geliyor.

Kolombiya <br/>Latin Amerika'dan Öyküler

Saklı Yüz

Kolombiya <br/>Latin Amerika'dan Öyküler

Yengeç Kapanı

Kolombiya <br/>Latin Amerika'dan Öyküler

Sofia ve İnatçı

Kolombiya <br/>Latin Amerika'dan Öyküler

Şişman, Kel ve Kısa Adam

Şişman, Kel ve Kısa Adam

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.