Sudaki Bıçak

  • 14 Şubat 2014 / 19.00
  • 27 Şubat 2014 / 19.00

Yönetmen: Roman Polanski
Oyuncular: Leon Niemczyk, Jolanta Umecka, Zygmunt Malanowicz
Polonya, 94’, 1962, siyah-beyaz
Lehçe, Türkçe altyazıyla

Roman Polanski’nin ilk uzun metrajlı filmi, hala pek çok eleştirmen tarafından en iyi yapıtları arasında sayılan müthiş bir psikolojik gerilim. Hikayesi basit, ama karakterlerin duyguları ve eylemleri son derece ciddi sonuçlara yol açıyor. Hafta sonunda yat gezisine çıkan bir çifte genç bir otostopçu katılınca, iki adam arasında kadının ilgisini çekmek için psikolojik bir savaş başlıyor. Fırtına yüzünden küçük mürettebat grubu güverte altına sığınmak zorunda kalıyor ve gerilim giderek artıyor, doruğa ulaşıyor. Keskin diyaloglar ve acımasızca girişken bir kamera sayesinde Polanski; korku, aşağılanma, cinsellik ve saldırganlık üzerine rahatsız edici bir incelemeye imza atıyor. Bu çarpıcı ilk film sayesinde Polanski dünya çapında üne kavuştu, Time dergisine kapak oldu ve ilk Oscar adaylığını kazandı.

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Kanal

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Küller ve Elmaslar

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Gece Treni

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Meleklerin Rahibesi Joan

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Masum Büyücüler

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Sudaki Bıçak

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Zaragoza’da Bulunmuş El Yazması

Sudaki Bıçak

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

Gilbert ve George: Yaşayan Heykeller ve “Grid”ler

Gilbert ve George: Yaşayan Heykeller ve “Grid”ler

Gilbert ve George, sanatla hayat arasındaki sınırı tamamen silmeyi amaçlayan radikal bir ikili. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamında hazırlanan  bu yazıda, ikilinin “yaşayan heykel” anlayışını, grid tekniğini ve gündelik hayatı sanatın merkezine taşıyan benzersiz pratiklerini inceliyoruz.

Charlotte Wells’ten Bir Not

Charlotte Wells’ten Bir Not

Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.