Gece Treni

  • 14 Şubat 2014 / 21.00
  • 23 Şubat 2014 / 14.00

YönetmenJerzy Kawalerowicz
Oyuncular: Lucyna Winnicka, Leon Niemczyk, Teresa Szmigielówna, Zbigniew Cybulski, Helena Dabrowska
Polonya, 99’, 1959, siyah-beyaz 
Lehçe, Türkçe altyazıyla

Jerzy ve Marta adında iki yabancıya, Baltık Denizi kıyısına giden bir gece treninde, aynı yataklı kompartımanın bileti kesildiği ortaya çıkıyor. Trende aynı zamanda Marta’nın reddettiği ama yakasını kurtaramadığı sevgilisi de var. Polisler, firari bir katili aramak için trene bindiğinde söylentiler havada uçuşmaya başlıyor ve suçlu olarak baş karakterlerden biri gösteriliyor.

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Kanal

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Küller ve Elmaslar

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Gece Treni

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Meleklerin Rahibesi Joan

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Masum Büyücüler

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Sudaki Bıçak

Polonya’dan Ustalar<br/>Polonya Film Okulu

Zaragoza’da Bulunmuş El Yazması

Gece Treni

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.

Heykele Geçiş

Heykele Geçiş

Manolo Valdés’in resimleri, maddesel bir mevcudiyet arayışındayken, bu arayış onun heykellerinde daha da belirgindir. Her geçen yıl, bu alanda daha üretken hale gelir. Günümüzde heykel, sanatçının zamanının ve çabalarının büyük bir bölümünü kapsıyor.

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.