Uygunsuzlar

  • 22 Ocak 2016 / 13.00

Yönetmen: Jannik Splidsboel
Danimarka, İsveç, ABD, 2015, 74’, renkli, BluRay
İngilizce; Türkçe altyazıyla 

KuirFest'in ilk yılında gösterilen Nasılsın? (How Are You?) ile hatırlayabileceğiniz Danimarkalı belgesel yönetmeni Jannik Splidsboel, bu sefer kamerasını Amerika'nın en dindar bölgelerinden birisine, Oklahoma eyaletindeki Tulsa'ya çeviriyor. Yaklaşık 400 bin nüfuslu Tulsa'daki kiliselerin sayısı dört binden fazla. Aynı şehirde LGBT gençlere destek veren merkez sayısı ise sadece bir. İlk gösterimi Berlinale'de gerçekleşen "Uygunsuzlar", Tulsa'daki bu merkezde buluşan gey, lezbiyen ve trans gençlerden üçünün hayatını takip ediyor. Aralarında ayrımcılığa maruz kalanlar olduğu kadar, ailesinden destek bulanlar da var. Bu dokunaklı belgesel, toplum içerisinde kabul görme savaşı veren LGBT gençlerin önce aileleri karşısında kazandıkları zafer ve yenilgilerin önemini vurguluyor.

5. Pembe Hayat Kuirfest

Uygunsuzlar

5. Pembe Hayat Kuirfest

Sen Bakmazken

5. Pembe Hayat Kuirfest

Gizli Dosya: Tab Hunter

5. Pembe Hayat Kuirfest

Kırık Gardenyalar

5. Pembe Hayat Kuirfest

Yalnız Yıldızlar

5. Pembe Hayat Kuirfest

Bu Eve Hoşgeldiniz

Uygunsuzlar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Göz kamaştırıcı güzellikleriyle Konstantinopolis’in ihtişamını yaratan kutsal mekânlar, aynı zamanda değerli röliklerin saklandığı yerlerdi ve bu nedenle şifa kaynaklarıydı. 

Gilbert ve George: Yaşayan Heykeller ve “Grid”ler

Gilbert ve George: Yaşayan Heykeller ve “Grid”ler

Gilbert ve George, sanatla hayat arasındaki sınırı tamamen silmeyi amaçlayan radikal bir ikili. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamında hazırlanan  bu yazıda, ikilinin “yaşayan heykel” anlayışını, grid tekniğini ve gündelik hayatı sanatın merkezine taşıyan benzersiz pratiklerini inceliyoruz.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”