Uzun Günün Sonu

  • 11 Ocak 2026 / 13.00
  • 4 Şubat 2026 / 19.00

Yönetmen: Terence Davies
Oyuncular: Leigh McCormack, Marjorie Yates, Anthony Watson, Nicholas Lamont
Birleşik Krallık, 1992, 85’, DCP, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı

1950’lerin Liverpool’unda büyüyen hüzünlü ve yalnız bir çocuk olan Bud’ın bir yılını takip eden yarı-otobiyografik film, yönetmen Davies’in çocukluk dönemi anılarını; ev, okul, mahalle, sinema salonları ve aile içi ilişkiler gibi gündelik hayatın küçük anları üzerinden aktarır.

Bud’ın dünyası, okulda yaşadığı zorbalıklar ile evde bulduğu güvenli ortam arasında gidip gelmektedir. Davies, dönemin işçi sınıfı yaşamını büyük olaylar yerine ayrıntılar, sesler, mekânlar ve müzik seçimleri aracılığıyla resmeder.

Film, belirgin bir dramatik yapı yerine, anıların akışını yansıtan esnek bir kurgu üzerine kuruludur. Radyo programları, popüler şarkılar, filmlerden replikler ve televizyonlardan yükselen sesler Bud’ın iç dünyasını şekillendirir; sinema, onun için hem kaçış hem de kimliğini yapılandırma alanına dönüşür.

Görünmez Bağlar

National Gallery

Görünmez Bağlar

Mavi

Görünmez Bağlar

Orlando

Görünmez Bağlar

Uzun Günün Sonu

Görünmez Bağlar

Dünyaya Düşen Adam

Görünmez Bağlar

Hayalperestler

Sonsuz bir ihtimal olarak Mavi

Sonsuz bir ihtimal olarak Mavi

Yves Klein’ın mavi pigmentlerini akla getiren bir rengin perdeyi boylu boyunca kapladığını düşünün. Neredeyse 80 dakika boyunca mavinin tonlarında en ufak bir oynama olmasa bile, zihnimiz durduğu yerde durmuyor. Sabit bir maviliğe ne kadar uzun süre bakabiliriz? Mavi tonlar titreyerek, kendi gölgelerini yaratarak bize oyunlar oynamaz mı? Maviden gözlerimiz kamaşmaz mı?

Öğrendiğim 10 Şey: Narın Rengi

Öğrendiğim 10 Şey: Narın Rengi

Narın Rengi’nin yönetmeni Sergey Parajanov, Gürcistan’ın Tiflis şehrinde doğmuş olsa da, aslen Ermeni’ydi. Sayat-Nova ile kendini ruhen yakın hisseden Parajanov, çok sayıda kültüre ev sahipliği yapan Transkafkasya ile arasındaki bağ sebebiyle, ozanın yaşamını beyaz perdeye aktaracak ideal sanatçı olduğuna inanıyordu

Bir Elçinin Seyahati

Bir Elçinin Seyahati

Hikâye 1709 yılında İsveç Kralı Demirbaş Şarl’ın ( XII. Karl) Rus Çarı Petro’dan kaçarken Osmanlı’ya sığınması ile başlıyor. İsveç Osmanlı’ya borçlanıyor, bu sırada Osmanlı stratejik bir değişiklik yapıyor ve artık Avrupa’ya elçi yollamaya başlıyor… Tarihi metin ve sefaretnamelerden yola çıkarak Oryantalist Resim Koleksiyonu yöneticimiz Barış Kıbrıs kaleme aldı.