Vanda’nın Odasında

  • 6 Nisan 2017 / 16.00
  • 9 Nisan 2017 / 11.00

Yönetmen: Pedro Costa
Portekiz, Almanya, İsviçre, 2000, 170’, renkli 
Portekizce; Türkçe ve İngilizce altyazılı  

Pedro Costa’nın bu filminde belgesel ve kurgu sineması birlikte ilerliyor. Filmin kahramanı Vanda, Lizbon’un gecekondu mahallelerinde kendini oynayan amatör bir oyuncu. Vanda, mahallesi yetkililer tarafından yıkılmaktayken ya sokakta sebze satıyor ya da kız kardeşiyle birlikte oturduğu tek odalı mezbelede uyuşturucu kullanıyor. Bu çerçeve içinde Costa bize, tepeden inme kentsel planlama karşısında zengin bir mekân ve insani bir direniş vizyonu sunuyor.

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Taang

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Vanda’nın Odasında

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Komşu Sesler

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Beyaz Bant

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

40 Günlük Sessizlik

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Elma

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Youkali

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Toponimi

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Peki Şimdi? Hatırlat Bana

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Dogville

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

iyi bir komşu Kısalar

Geleceği Hatırlamak

Geleceği Hatırlamak

Bir koleksiyona veya arşive bakarak gelecek nasıl kurgulanabilir? Seramiğin dayanıklı yapısı onu hayal edebildiğimiz zamanın sonuna dek kalıcı kıldığından geleceğin nasıl hatırlanabileceğini bir seramik koleksiyonu aracılığıyla düşünmek zihin açıcı olabilir. Sergi kapsamında üretilen eserler, geçmişe dair önemli ipuçları taşıyan bir koleksiyonu taze bir perspektifle ele alma ve geleceği hatırlamaya dair bir adım atma potansiyeli taşıyor. 

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.