Yönetmen: Samira Makhmalbaf
Oyuncular: Massoumeh Naderi, Zahra Naderi, Azizeh Mohamadi, Ghorban Ali Naderi, Zahra Saghrisaz
İran, Fransa, 1998, 86’, siyah-beyaz
Farsça; Türkçe ve İngilizce altyazılı

İki kız kardeş, işsiz babaları ve kör anneleri tarafından eve kapatılmıştır. Komşuları sosyal hizmetleri arayıp çocukların tutsak olduğunu haber verdiklerinde bir soruşturma başlatılır, dedikodular yayılır ve kızların çektiği eziyet yerel basın tarafından haberleştirilir. Kızlar gerçek dünyaya doğru hem acı hem de tatlı bir yola koyulurken, mahalleli ateşli bir tartışmaya dalar. Yönetmeninin de ifade ettiği gibi, filmin anlatısı belgeselle kurmacayı bir araya getiriyor. Filmin çoğu kahramanı, oyuncularının gerçek hayatlarından esinleniyor.

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Taang

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Vanda’nın Odasında

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Komşu Sesler

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Beyaz Bant

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

40 Günlük Sessizlik

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Elma

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Youkali

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Toponimi

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Peki Şimdi? Hatırlat Bana

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

Dogville

iyi bir komşu<br>36. İstanbul Film Festivali

iyi bir komşu Kısalar

Geleceği Hatırlamak

Geleceği Hatırlamak

Bir koleksiyona veya arşive bakarak gelecek nasıl kurgulanabilir? Seramiğin dayanıklı yapısı onu hayal edebildiğimiz zamanın sonuna dek kalıcı kıldığından geleceğin nasıl hatırlanabileceğini bir seramik koleksiyonu aracılığıyla düşünmek zihin açıcı olabilir. Sergi kapsamında üretilen eserler, geçmişe dair önemli ipuçları taşıyan bir koleksiyonu taze bir perspektifle ele alma ve geleceği hatırlamaya dair bir adım atma potansiyeli taşıyor. 

Charlotte Wells’ten Bir Not

Charlotte Wells’ten Bir Not

Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.