Yaşadığım Ev

  • 11 Ocak 2014 / 14.00
  • 19 Ocak 2014 / 16.00

Yönetmen: Eugene Jarecki
ABD, 108’, 2012, renkli
İngilizce; Türkçe altyazıyla

Amerika’daki “Uyuşturucuyla Savaş” programı kırk yılı aşkın bir süre içinde 45 milyon tutuklamaya yol açtı, Amerika’yı dünyanın en büyük cezaevi işletmesi haline getirdi, yoksul kesimlere zarar verdi. Bütün bunlara rağmen uyuşturucular Amerika’da daha ucuz, daha saf ve hiç olmadığı kadar kolay bulunuyor. Yirmiyi aşkın eyalette çekilen Yaşadığım Ev, Amerika’nın uyuşturucuyla savaşının tüm düzeylerinden yürek burkucu hikayeler yakalıyor – satıcısından yaslı anneye, narkotik memurundan senatöre, mahkumundan federal hakime...Birlikte ele alındığında bu hikayeler acil sorular soruyor: Bu savaşa yol açan neydi? Onu sürdüren ne? Sona erdirmek için ne yapılabilir?

Gerçekleri Konuşalım<br/>Belgeseller

GerçekHayatta

Gerçekleri Konuşalım<br/>Belgeseller

Yaşadığım Ev

Gerçekleri Konuşalım<br/>Belgeseller

Kulak Ver

Gerçekleri Konuşalım<br/>Belgeseller

Kız Manken

Gerçekleri Konuşalım<br/>Belgeseller

Tabloid

Gerçekleri Konuşalım<br/>Belgeseller

Koşucular Kasabası

Yaşadığım Ev

Organize Bir Kaos: Marcel Dzama ile Atölyesinde

Organize Bir Kaos: Marcel Dzama ile Atölyesinde

Marcel Dzama’nın Pera Müzesi’ndeki kişisel sergisi Ay Işığıyla Dans vesilesiyle Brooklyn’de bulunan atölyesinde buluşuyoruz. Bu çok soğuk Ocak gününde bizi sıcacık bir gülümsemeyle karşılıyor ve birkaç saatliğine onun gerçeküstü karakterler, müzik, dans, siyaset ve oyunla dolu dünyasına dahil oluyoruz.

Kartpostal Çıplakları

Kartpostal Çıplakları

Çıplaklığın seyirlik halleri, Osmanlı’nın dünyasına resimlerden önce kartpostallarda ulaşır. 1890’lardan itibaren ve özellikle 1910’larda, II. Meşrutiyet’in ilanından sonraki yıllara rastlayan dönemde elden ele, kentten kente dolaştığı anlaşılmaktadır.

Öğrendiğim 10 Şey: Narın Rengi

Öğrendiğim 10 Şey: Narın Rengi

Narın Rengi’nin yönetmeni Sergey Parajanov, Gürcistan’ın Tiflis şehrinde doğmuş olsa da, aslen Ermeni’ydi. Sayat-Nova ile kendini ruhen yakın hisseden Parajanov, çok sayıda kültüre ev sahipliği yapan Transkafkasya ile arasındaki bağ sebebiyle, ozanın yaşamını beyaz perdeye aktaracak ideal sanatçı olduğuna inanıyordu