EL/LE

Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi
2005 - 2006 Akademik Yılı Diploma Projeleri Sergisi

17 Temmuz - 1 Ekim 2006

Sanatçı için el, nesneyle üretken bir bağlama sahiptir. El, fırçayı iyi kullanmalı, çamuru şekillendirirken mahareti önde tutmalıdır. Kemanın telleri, piyanonun tuşları nasıl en iyi sesi verir parmaklar onu bulmalıdır. El burada düşünceyi ve duyguyu arar; bulur bulmaz ise tüm iştahına rağmen sesin, rengin veya biçimin sofrasından zamanında kalkmalıdır; kalkmazsa dengesini yitirmiş her şey gibi zarara uğrar.

Tasarımcının eli, elle nesne arasındaki ilişkiyi önemser. Belki de nesneyle olan ilişkisi, elle olan ilişki süzgecinden geçerek oluşur. Çünkü insan-nesne ilişkisinde tutmak ve kullanmak hayli önceliklidir. Fakat ister sanat ister tasarımdan söz edelim, elin malzeme ve ürünle ilişkisinde yaratıcı potansiyelle ilişkisi olmazsa o zaman el iyi bir aletten öte değildir. Bu bakımdan yüreğin, beynin, bunların toplamı olan birikimlerin öngördüğü yaratıcı potansiyelin itirafçısıdır el…

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’yle Pera Müzesi ortak bir proje üstünde uzlaştıklarında, bu serginin fakültenin on bölümünü de kapsaması ve son sınıf işlerinden oluşması bu projenin koşulları arasına alındı. Disiplinler arası bu serginin enerjik ve çok renkli bir bütün oluşturacağı kesindi. Ancak bu sergiyi ortak bir temanın çerçevelemesi, bu farklı teknik ve disiplinli bütünü birbirine bağlayacaktı. Bu görüşle EL/LE başlığına karar verildi. Bu başlığın seçiliş nedeni, bir anlam genişliği sunmasındaydı.

EL/LE sergisi, resim, heykel, grafik, seramik, endüstri ürünleri, iç mimarlık, tekstil, fotoğraf, sinema, geleneksel el sanatları alanlarının yarattığı zenginlikte buluştu. Sanatçı ve tasarımcılar elleriyle “el”i anlatıyorlardı. Yaratıcıların ele avuca sığmaz enerjileri el’i hangi anlamlarıyla güzelleştirecektir? Serginin, bu sorunun yanıtı olduğu kesin.

EL/LE

EL/LE

Sanatçı için el, nesneyle üretken bir bağlama sahiptir. El, fırçayı iyi kullanmalı, çamuru şekillendirirken mahareti önde tutmalıdır. Kemanın telleri, piyanonun tuşları nasıl en iyi sesi verir...

Lucian Freud: Bedenin Psikolojisi ve Figüratif Resmin Sınırları

Lucian Freud: Bedenin Psikolojisi ve Figüratif Resmin Sınırları

Lucian Freud, insan bedenine yalnızca bir yüzey olarak değil, ruhun ağırlığını taşıyan bir alan olarak bakan bir ressamdı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinde bu kez, Freud’un figüratif resim anlayışını ve bedenin psikolojisini resme nasıl taşıdığını inceliyoruz. Sanatçı, insan figürüne yaklaşımıyla 20. yüzyıl İngiliz sanatında kalıcı bir iz bıraktı; bedenin estetik temsilini değil, varoluşun kırılgan derinliğini görünür kıldı.

Formları Şekillendirmek Göçebe Gövde / Biçimlenen İdeolojiler

Formları Şekillendirmek Göçebe Gövde / Biçimlenen İdeolojiler

Formları Şekillendirmek yoğun ve belirgin bir biçimde forma odaklanan; ayrıca ideoloji ve göçebelik gibi kavramları imleyen, bunu gerçekleştirirken yerleşik formları çözümleyerek farklı ve yeni bağlamlar yaratan yapıtları bir araya getiriyor.

İstiap Haddi

İstiap Haddi

Pera Müzesi, Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’ndan esinlenen Tüm Zamanlara, Tüm Üzgün Taşlara başlıklı güncel video yerleştirmesinden hareketle, sanatçılar Nicola Lorini, Gülşah Mursaloğlu ve Muğlak Standartlar Enstitüsü’nün (Avşar Gürpınar, Cansu Cürgen) katıldığı bir konuşma gerçekleştirdi. Yerleştirmeden hareketle ölçme, hesaplama, standart oluşturma, zaman ve değişim konularını tartışmaya açan bu ilham verici konuşmadan kısa bir bölüm paylaşıyoruz!