Pera Film, 41. İstanbul Film Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Festival kapsamında Tatlı, Olgun Meyvelerle Kaplı, Ulu Bir Ağaç Olmak Yerine başlıklı 17. İstanbul Bienali seçkisi Pera Müzesi Oditoryumu’nda izleyici ile buluşuyor.
Çağdaş sanatın amacını yeniden düşünmeye çalışan 17. İstanbul Bienali şu soruyu öne sürüyor: Bir bienal böyle hummalı zamanlarda ne yapmalı? Bilgi sağanaklarıyla duyarsızlaştırılmış, şiddet ve skandal selleriyle hissizleştirilmiş kamusal alanların beslenip verimli kılmada nasıl bir rol oynayabilir? Krizlerin, işlev bozukluklarının ortasındaki sinemanın da benzer bir hesaplaşma yapmasının zamanı geldi. Belki de daha editoryal bir sinemaya (bizi bilgilendiren, yaygın kanıya meydan okuyan, bizi eğiten hareketli görüntülere) gereksinimimiz var. Seçkisi Amar Kanwar, Ute Meta Bauer ve David Teh tarafından yapılan, bienalin 41. İstanbul Film Festivali’ne katkısı, yeniden görüp duymaya, hissetmeye, düşünmeye, yeni biçimlerde konuşmaya bir pencere açıyor.
Biletler, İKSV ana gişe (pazar hariç her gün saat 10.00-18.00 arası), Passo internet sitesi ve Passo Mobil üzerinden satın alınabilir.
9 Nisan
11.00 Temel Frekanslar
13.30 Vampir - Cuadecuc
16.00 Hiçbir Şey Bilmediğimiz Bir Gece
10 Nisan
13.30 Hiçbir Şey Bilmediğimiz Bir Gece
16.00 Vampir - Cuadecuc
16 Nisan
13.30 Temel Frekanslar
16.00 Vampir - Cuadecuc
17 Nisan
13.30 Temel Frekanslar
16.00 Hiçbir Şey Bilmediğimiz Bir Gece
9 Nisan
11.00 Temel Frekanslar
13.30 Vampir - Cuadecuc
16.00 Hiçbir Şey Bilmediğimiz Bir Gece
10 Nisan
13.30 Hiçbir Şey Bilmediğimiz Bir Gece
16.00 Vampir - Cuadecuc
16 Nisan
13.30 Temel Frekanslar
16.00 Vampir - Cuadecuc
17 Nisan
13.30 Temel Frekanslar
16.00 Hiçbir Şey Bilmediğimiz Bir Gece
Dünya çapında yankı bulan film üzerine Andrey Tarkovski, Parajanov’u “bir dahi” olarak nitelendirirken Michelangelo Antonioni ise “çarpıcı, mükemmel bir güzellik” olarak tanımladığı filme ilişkin, “Bana kalırsa Parajanov, dünyanın en iyi yönetmenlerinden biri” değerlendirmesinde bulundu. Filmin müziklerini besteleyen ve bu vesileyle yeni, müzikal bir dil icat eden Ermeni besteci Tigran Mansurian ise, Sayat-Nova’yı “evrensel bir öneme sahip, olağanüstü bir olay” olarak tanımladı.
1970’lerdeki çocukluğum sırasında yazlarımı, İsveç’in güneyinde, bölgede turizmi teşvik çabalarının bir parçası olarak o zamanlar ve halen Kristal Krallığı diye adlandırılan Småland’da geçirirdim. Babamın 1930’larda büyüdüğü Nybro kasabası, cam fabrikaları Engshyttan ve Pukeberg ile tanınırdı.
Narın Rengi’nin yönetmeni Sergey Parajanov, Gürcistan’ın Tiflis şehrinde doğmuş olsa da, aslen Ermeni’ydi. Sayat-Nova ile kendini ruhen yakın hisseden Parajanov, çok sayıda kültüre ev sahipliği yapan Transkafkasya ile arasındaki bağ sebebiyle, ozanın yaşamını beyaz perdeye aktaracak ideal sanatçı olduğuna inanıyordu
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)