Ahşabın Kalbi

  • 22 Ekim 2017 / 16.00
  • 25 Ekim 2017 / 19.00

Yönetmen: Namik Kabil
Bosna-Hersek, 2016, 30', renkli
Boşnakça; Türkçe altyazılı

 

Namık Kabil’in Heart of Wood adlı belgeseli ‘ahşabın kalbini’ yapan ve çalan bir adamın hikayesini anlatıyor. Ćamil Metiljević ellerini ağır isçiliğin yanı sıra sihirli ve müzikal bir enstrüman yapmak ve çalmak için de kullanıyor. Yönetmen Namık Kabil, Bosna-Hersek’in Tuzla şehrinde doğdu ve 1992’de savaş başlayana kadar tıp eğitimini orada aldı. 1993’te Kabil ülkesinden ayrılıp taşındığı Los Angeles’ta film okudu, The Grace Players adlı tiyatro grubuna üye oldu, yönetmen, yazar ve oyuncu olarak çalıştı. Alone başlıklı bir roman ve ödül kazanan birçok senaryo yazdı. 2007 yılında Saraybosna Film Festivalinde Interrogation adlı belgeseli ile En İyi Belgesel dalında “Saraybosna’nın Kalbi” ödülüne layık görüldü. Nightguards adlı eseri galasını 2008 yılında Venedik Film Festivali’nde yaptı.

Bosna Ezgileri

Sevdah

Bosna Ezgileri

Bu Şarkı Kimin?

Bosna Ezgileri

Ahşabın Kalbi

Bosna Ezgileri

Saraybosna’da Sigara İçmek Yasak

Bosna Ezgileri

Sevdalinka: Ruhun Simyası

Bosna Ezgileri

Ruh Treni

Ahşabın Kalbi

Madame Yevonde: Renk Devrimcisi ve Kadın Bakışının Gücü

Madame Yevonde: Renk Devrimcisi ve Kadın Bakışının Gücü

Madame Yevonde, 1930’ların renkli fotoğraf devrimini başlatan, teknik yenilikleri feminist bir bakışla birleştiren öncü bir isim. Bu yazıda Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmalarıyla, kadınların görünürlüğünü yeniden şekillendiren ve fotoğraf tarihinde cesur bir kırılma yaratan Yevonde’nin pratiğine yakından bakıyoruz.

Diego Rivera’nın Yaşamı

Diego Rivera’nın Yaşamı

Diego Rivera, 1886’da Guanajuato’da doğdu. San Carlos Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki öğreniminden sonra, henüz 19 yaşındayken devlet bursuyla Avrupa’ya gitti. 12 yıl boyunca Madrid ve Paris’te kübist çevrelerde yaşadı ve resim yaptı.

Kitsch ve Kitle Kültürü <br>  Umberto Eco

Kitsch ve Kitle Kültürü
Umberto Eco

Doğrudan bir etkiyi amaçlayan bir iletişim olarak Kitsch'in tanımı, kuşkusuz, onu kitle kültürü ile özdeşleştirmeye ve avantgarde'ın öne sürmüş olduğu "yüksek" kültürler diyalektik bir karşıtlık içine koymaya yardımcı olmuştur.