Ruh Treni

  • 22 Ekim 2017 / 14.00
  • 27 Ekim 2017 / 20.30

Yönetmen: Nermin Hamzagić
Bosna-Hersek, 2016, 78', renkli
Boşnakça; Türkçe altyazılı

 

Ruh Treni, ilk saniyesinden çarpıcılığıyla şaşırtıyor ve son anına kadar durmuyor! Bosna’nın filmlerde sık görülmeyen bir yanını göreceksiniz. Bu yüksek enerjili ve son derece eğlenceli (ve zaman zaman mizahi) film, Boşnak hip-hop ve rap müziği ile bu türün ardındaki lider Bosnalı sanatçılar ve müzisyenler hakkındaki hikayeleri anlatan ilk film olarak nitelendiriliyor. Beş gün boyunca rapçi Frankie ve Kontra, DJ Soul ve müzik yapımcısı Billain, 500 kilometreden fazla yok kat ederek Tuzla, Banja Luka, Zenica, Saraybosna, Mostar ve Konjic kentlerini ziyaret edip Bosna-Hersek'ten müzisyenlerle tanıştılar. Yoldaki stüdyolarında ses kaydı yaptılar ve yeni şarkılar yarattılar.

Bosna Ezgileri

Sevdah

Bosna Ezgileri

Bu Şarkı Kimin?

Bosna Ezgileri

Ahşabın Kalbi

Bosna Ezgileri

Saraybosna’da Sigara İçmek Yasak

Bosna Ezgileri

Sevdalinka: Ruhun Simyası

Bosna Ezgileri

Ruh Treni

Ruh Treni

Jean-Léon Gérôme: Değişim Çağında Kültürel Etkileşimler

Jean-Léon Gérôme: Değişim Çağında Kültürel Etkileşimler

Jean-Léon Gérôme, 19. yüzyıl ikinci yarısının en tanınmış sanatçıları arasında yer alır. Akademik resmin en ateşli savunucularından olan Gérôme, İzlenimcilik gibi modern akımlara karşı kişisel bir savaş yürütmüştür. Yaşamının son dönemlerinde, karşı çıktığı akımların yükselişiyle eski popülerliğini kaybetmeye başlasa da 20. yüzyılda da pek çok başka akademik ressam gibi unutulup gitmemiştir. 

Félix Ziem’in Beş Çarpıcı İstanbul Manzarası

Félix Ziem’in Beş Çarpıcı İstanbul Manzarası

On dokuzuncu yüzyılın en özgün manzara ressamlarından Fransız sanatçı Félix Ziem’in eserleri Işık Denizinde Bir Gezgin sergisiyle Pera Müzesi’nde. 

David Hockney: Arzu, Mekân ve Görünürlük

David Hockney: Arzu, Mekân ve Görünürlük

Renk, ışık ve arzunun bir araya geldiği tablolarıyla David Hockney, yalnızca Pop Art’ın değil, görsel kültürün de en çarpıcı figürlerinden biri. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinin ikinci durağında, Hockney’nin sanatı üzerinden müze eleştirisi, kimlik temsili ve kuir deneyimlerin sanat tarihindeki görünürlüğü üzerine düşünüyoruz. Sanatçının eserleri, hem kişisel hem politik bir özgürleşmenin izlerini sürerken, koleksiyonun sınırlarını yeniden tanımlıyor.