Antonia’nın Yazgısı

  • 8 Mart 2022 / 19.00
  • 1 Nisan 2022 / 19.30

Yönetmen: Marleen Gorris
Oyuncular: Willeke van Ammelrooy, Els Dottermans, Dora van der Groen, Veerle van Overloop, Els Dottermans Hollanda, Belçika, 1995, 98', DCP, renkli
Flemenkçe; Türkçe altyazılı

Hollanda kırsalındaki sessiz bir çiftlik evinde yaşayan doksan yaşındaki Antonia hayatının son gününe gözlerini açar. Yatağında huzur içerisinde uzanırken, İkinci Dünya Savaşı’ndan kısa bir süre sonra, dünyaya geldiği köye döndüğü günü hatırlar. Bu andan sonra Antonia’nın elli senesini geçirdiği o köydeki çalkantılı günlerine tanıklık etmeye başlarız. Antonia’nın hikâyesi ardından pek çok kişinin yaşam öyküsünü de beraberinde getirir; kızı Danielle, torunu Theresa, torununun kızı Sarah ve seneler içerisinde ailesine kattığı kim varsa; komşular, tanıdıklar, eşler, dostlar ve sevgililer… Antonia’nın yazgısını işte bu insanlar oluşturuyor.

Birlikte Güçlü

Asistan

Birlikte Güçlü

Antonia’nın Yazgısı

Birlikte Güçlü

Asla Nadiren Bazen Her Zaman

Birlikte Güçlü

İlahi Düzen

Birlikte Güçlü

Kızlar Çetesi

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.

Heykele Geçiş

Heykele Geçiş

Manolo Valdés’in resimleri, maddesel bir mevcudiyet arayışındayken, bu arayış onun heykellerinde daha da belirgindir. Her geçen yıl, bu alanda daha üretken hale gelir. Günümüzde heykel, sanatçının zamanının ve çabalarının büyük bir bölümünü kapsıyor.