Arka Pencere

  • 3 Mayıs 2025 / 15.00
  • 9 Mayıs 2025 / 19.00

Yönetmen: Alfred Hitchcock
Oyuncular: James Stewart, Grace Kelly, Wendell Corey, Thelma Ritter
ABD, 1954, 112', DCP, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı

Tek mekânda geçen filmlerin öncü ve önemli örneklerinden Arka Pencere, fotoğrafçı Jeff Jefferies’in ayağı kırıldıktan sonra apartman dairesinde mahsur kalmasıyla başlar. Günlerini pencere kenarında oturup komşularını izleyerek geçiren Jeff, gözlemlerini sevgilisi Lisa ve hemşiresi Stella ile paylaşır. 

Ancak bir gece, karşı apartmandaki komşusu Lars Thorwald’ın garip davranışlar sergilediğini fark eder. Jeff, Thorwald’ın hasta karısının birdenbire ortadan kaybolmasından şüphelenir, merakı giderek takıntıya dönüşür. Jeff'in elindeki tek kanıt, gözlemleri ve mantıklı çıkarımlarıdır. Ancak gerçeğe yaklaştıkça işler daha da tehlikeli bir hal alır.

Arka Pencere fotoğrafçılıkla sinema arasındaki bağı vurgularken başkarakter Jeff’in gözetleme eylemini bir fotoğrafçı bakış açısıyla gerçekleştirmesine tanık oluruz. Jeff, telefoto lensi bir dedektif gibi kullanarak ipuçlarını toplar, Hitchcock ise apartman pencerelerini fotoğraf kareleri gibi çerçeveler. Diyalogdan çok görsellerle anlatılan bu hikâye, sinema izleyicisini de Jeff gibi bir gözlemci konumuna getirerek röntgencilik, gerçekliğin kaydı ve görüntünün gücü üzerine düşünmeye davet eder.

Fotoğrafçı

Toprağın Tuzu

Fotoğrafçı

Arka Pencere

Fotoğrafçı

Cinayeti Gördüm

Fotoğrafçı

Koudelka Aynı Nehirden Geçmek

Fotoğrafçı

Henri Cartier-Bresson: Bir Bakışın Biyografisi
Çevrimiçi Gösterim

Fotoğrafçı

Bill Cunningham New York

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.

Heykele Geçiş

Heykele Geçiş

Manolo Valdés’in resimleri, maddesel bir mevcudiyet arayışındayken, bu arayış onun heykellerinde daha da belirgindir. Her geçen yıl, bu alanda daha üretken hale gelir. Günümüzde heykel, sanatçının zamanının ve çabalarının büyük bir bölümünü kapsıyor.

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.