Toprağın Tuzu

  • 10 Mayıs 2025 / 15.00
  • 23 Mayıs 2025 / 19.00

Yönetmenler: Wim Wenders, Juliano Ribeiro Salgado 
Katılımcılar: Sebastião Salgado, Wim Wenders, Lélia Wanick Salgado, Juliano Ribeiro Salgado 
Fransa, İtalya, Brezilya, 2014, 110', DCP, renkli 
Fransızca, İngilizce, Portekizce; Türkçe altyazılı 

Usta yönetmen Wim Wenders’in Sebastião Salgado’nun oğlu Juliano Ribeiro Salgado ile birlikte yönettiği Toprağın Tuzu, dünyamızdaki büyük sosyal, ekonomik ve çevresel değişimleri ünlü Brezilyalı fotoğrafçı Sebastião Salgado’nun objektifinden izleme şansı sunuyor. 

Salgado, fotoğrafçılık kariyerine başladığında savaşlar, açlık, göçler ve yoksulluk gibi insanlık trajedilerini belgeleyerek tanınmaya başlar. Ancak yıllar boyunca tanık olduğu yıkımlar, bakış açısını derinden etkiler. Bu süreçte doğaya yönelerek “Genesis” adlı projesini hayata geçirir ve dünyanın el değmemiş bölgelerini fotoğraflar.  

Prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali'nde üç ödül kazanan ve En İyi Belgesel dalında Oscar’a aday gösterilen film, yalnızca bir fotoğrafçının içsel ve sanatsal yolculuğuna değil, aynı zamanda insanlığın doğayla kurduğu ilişkiye dair ilham verici bir anlatı sunuyor. 

Fotoğrafçı

Toprağın Tuzu

Fotoğrafçı

Arka Pencere

Fotoğrafçı

Cinayeti Gördüm

Fotoğrafçı

Koudelka Aynı Nehirden Geçmek

Fotoğrafçı

Henri Cartier-Bresson: Bir Bakışın Biyografisi
Çevrimiçi Gösterim

Fotoğrafçı

Bill Cunningham New York

Bölgenin Hafızası

Bölgenin Hafızası

Hafıza nesneleri ilişkilendikleri coğrafyanın da hafızasını taşır. Temel maddesi toprak olan seramikler üretildikleri coğrafyaya doğrudan bağlanır: Toprakla birebir ilişki kuran seramik, üretildiği toprağın hafızasını da barındırır. Kütahya’nın kaolini bol, dolayısıyla da seramik üretimine elverişli toprağı burada çeşitli tekniklerin gelişmesine ve seramik atölyelerinin kurulmasına sebep olmuştur.

Heykele Geçiş

Heykele Geçiş

Manolo Valdés’in resimleri, maddesel bir mevcudiyet arayışındayken, bu arayış onun heykellerinde daha da belirgindir. Her geçen yıl, bu alanda daha üretken hale gelir. Günümüzde heykel, sanatçının zamanının ve çabalarının büyük bir bölümünü kapsıyor.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.