Ben, Olga Hepnarová

  • 13 Aralık 2017 / 19.00
  • 27 Aralık 2017 / 19.00

Directors: Petr Kazda, Tomás Weinreb
Oyuncular: Michalina Olszanska, Martin Pechlát, Klára Melísková, Marika Soposká
Çekya, Polonya, Fransa, Slovakya, 2016, 105', siyah-beyaz
Çekçe; Türkçe altyazılı
 
 
İncelikle işlenmiş ve melankolik siyah-beyazla çekilmiş bu film, 10 Temmuz 1973’te, 22 yaşına henüz basmışken kiralık bir kamyonu bir grup insanın üzerine sürerek sekiz kişiyi öldüren ve böylece bir kitlesel katile dönüşen, fazlasıyla yalnız bir genç kadının kısa yaşam öyküsünü anlatıyor. Yaptıklarını itiraf ettiği mektubunda dünyadan ve kendisinden nefret ettiğini düşündüğü insanlardan intikam almak istediğini yazıyor. Akıl sağlığının bozuk olduğunun açık göstergeleri olmasına rağmen idam ediliyor ve Çekoslovakya’da kamu önünde idam edilen son kadın oluyor.
 
 

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Papatyalar

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

‘Özgür’ Sinemadan Kaçış

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Bahçe

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Zevk Komplocuları

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Hayattan Sonra

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Serbest Düşüş

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Keçi

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Beş Ekim

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Ben, Olga Hepnarová

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Birliktelik

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Küçük Liman

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Beden ve Ruh

Beden ve Ruh <br> Orta Avrupa Filmleri

Işın

Ben, Olga Hepnarová

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.