Bo Ba Bu

  • 9 Mayıs 2015 / 15.00
  • 10 Mayıs 2015 / 14.00

Yönetmen: Ali Hamroyev
SSCB, Özbekistan, 1985, 92’, renkli
Oyuncular: Vyacheslav Bogachyov, Zinaida Sharko, Liliya Gritsenko, Gulya Tashbayeva, Davlyat Khamraev
Diyalogsuz

Ali Hamroyev, son yirmi yılda yönettiği tek filmi, üzerinde konuşulan alegorik eseri Bo Ba Bu’da kültürlere göre değişen cinsellik kavramını tartışmalı bir şekilde ele alıyor. Sıradışılığıyla, Fransız oyuncu Arielle Dombasle’ı (Felsefeci Bernard-Henri Lévy’nin eşi) Özbekistan’a kadar çekmeyi başaran film, kendini Orta Asya çöllerinde bulan sarışın bir Avrupalı kadını anlatır. Kadın, Bo ve Bu adında iki çoban tarafından kaçırılır, ona “Ba” adını veren çobanlar için kadın artık kullandıkları bir “mal”dır. Film, sonu gelmez eril mücadele, cinsellik temelli kıskançlık ve mülk olarak kadın üçgenini işlemektedir. Film boyunca karakterler yalnızca ses ve el hareketleriyle iletişim kurarlar. Hamroyev’in dramının alegorik bir yapıda görülmesinin sebebi, bu gibi ilkel arketiplerde gezinmesinden ve tamamen diyalogsuz oluşundandır. Bu yönden filmi sevimsiz bulan eleştirmenler bile, sanatçının cılız bir sömürünün sınırlarını ezip geçtiği konusunda hemfikir.

Saklı Hazine<br/>Ali Hamroyev Filmleri

Beyaz, Beyaz Leylekler

Saklı Hazine<br/>Ali Hamroyev Filmleri

Bo Ba Bu

Saklı Hazine<br/>Ali Hamroyev Filmleri

Yedinci Kurşun

Saklı Hazine<br/>Ali Hamroyev Filmleri

Kuşları İzleyen Adam

Saklı Hazine<br/>Ali Hamroyev Filmleri

Fedai

Saklı Hazine<br/>Ali Hamroyev Filmleri

Seni Hatırlıyorum

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.

Heykele Geçiş

Heykele Geçiş

Manolo Valdés’in resimleri, maddesel bir mevcudiyet arayışındayken, bu arayış onun heykellerinde daha da belirgindir. Her geçen yıl, bu alanda daha üretken hale gelir. Günümüzde heykel, sanatçının zamanının ve çabalarının büyük bir bölümünü kapsıyor.

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.