Diaspora Süiti - Binlercesi Gitti

netmen: Ephraim Asili
Brezilya, ABD, 2014, 8', HDD, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı

Ephraim Asili'nin beş filmlik serisi olan Diaspora Süiti, Afrika diasporasını hem kişisel hem de küresel ölçekte mercek altına alıyor. Çekimi toplamda yedi yılı bulan serideki her film, Amerika dahil dünya çapında her biri Afrika diasporasında önemli yer tutan çeşitli bölgelerde çekilmiş görüntülerin kurgusu etrafında dönen benzersiz bir ritme sahip.

Brezilya'nın Salvador şehri (Batı Yarım Kürede köleliği yasaklayan son şehir) ve New York Eyaleti’ndeki Harlem bölgesinde (Afrika diasporasının uluslararası kalesi) geçen Binlercesi Gitti, yazın bir öğleden sonra bu iki şehrin sokakları arasında paralellikler kuruyor.

Kayıp Sayfalar Anıtı

Ev Karadır

Kayıp Sayfalar Anıtı

Hafıza Yüzeyleri ve Zihinsel Dualar

Kayıp Sayfalar Anıtı

Diaspora Süiti - Sahte Yollar

Kayıp Sayfalar Anıtı

Diaspora Süiti - American Hunger

Kayıp Sayfalar Anıtı

Diaspora Süiti - Binlercesi Gitti

Kayıp Sayfalar Anıtı

Diaspora Süiti - Kindah

Kayıp Sayfalar Anıtı

Diaspora Süiti - Akışkan Sınırlar

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.