Harap Roma

Yönetmen: Vincent Dieutre
Oyuncular: Daniel Duval, Dominique Reymond
Fransa, 1995, 70’, renkli 
Fransızca; Türkçe ve İngilizce altyazılı 

Bu film, Vincent Dieutre’ün bir yandan yazarlık yapıp bir yandan üniversitede ders verdiği sırada çektiği ilk uzun metrajlı filmidir. Genç bir gey erkeğin 1980’lerin sonunda Roma’da tuttuğu mahrem, parçalı, acı dolu, zamansal bir çizgi izlemeyen günlüğü olan Harap Roma, hem eleştirmenler hem de izleyiciler tarafından takdir edilince Dieutre’e kendi tek kişilik sinemasının devamını getirme fırsatı verdi. Rehabilitasyon, şırıngalar, âşıklar, AIDS, körfez savaşı; bu bağımlılık ve “ıssızlık” yıllarının metaforik alanında yazılmış, içe dönük bir hikâye.

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Mağlup Hayatlarımızın Üçlemesi

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Tarih Sonrasına Yolculuk

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Yaralı Orlando

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Jaurès

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Bologna Centrale

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Kış Yolculuğum

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Bonne Nouvelle

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Karanlık Dersleri

Vincent Dieutre:<br>Yalnızlık Alıştırmaları<br>36. İstanbul Film Festivali

Harap Roma

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Bu Bir Aşk Şarkısı Değil sergisi proje yöneticileri Fatma Çolakoğlu ve Ulya Soley, Nick Hornby’nin edebiyat ve müziğin yollarını kesiştiren etkileyici hikâyesi Ölümüne Sadakat’i anlatıyor! 

Charlotte Wells’ten Bir Not

Charlotte Wells’ten Bir Not

Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.