Haydutun Baladı

  • 18 Kasım 2016 / 21.00
  • 19 Kasım 2016 / 16.00

Yönetmen: Vladimír Sís
Oyuncular: Miroslav Donutil, Iva Bittová, Boleslav Polívka
Müzik: Milan Uhde Lyrics by Miloš Štědroň 
Çekya (Çekoslovakya), 1979, 89’, renkli
Çekçe; Türkçe altyazıyla

Karpat Rutenya’da geçen, haydut Nicola Sohaj’la güzel Erzika arasındaki büyük aşkı, vahşiliği ve tutkuyu anlatan, dokunaklı bir hikaye. Ivan Olbracht’ın kitabından, ilk olarak 1975’te Goose on the String Tiyatrosu’nda sahnelenen bir oyun olarak uyarlanan hikayenin daha sonra filmi yapıldı. Özgün Doğu şarkıları yıllar içinde popülerleşti ve radyodan yayınlanmıştı.

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Marketa Lazarová

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

İnanılmaz Hüzünlü Prenses

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Ejder’in Dönüşü

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Kuşlar, Yetimler ve Aptallar

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Bakır Kule

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

János Vitéz

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Haydutun Baladı

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Kral Stephen

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Véronique’in İkili Yaşamı

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Sevdiğim Her Şey

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Sessizliğin Kraliçesi

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Balaton Yöntemi

Haydutun Baladı

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.