İnanılmaz Hüzünlü Prenses

  • 18 Kasım 2016 / 19.00
  • 4 Aralık 2016 / 14.00

Yönetmen:  Bořivoj Zeman
Oyuncular: Helena Vondráčková, Václav Neckář, Bohuš Záhorský
Müzik: Jan Hammer
Çekya (Çekoslovakya), 1968, 86’, renkli
Çekçe; Türkçe altyazıyla

Çekya’nın popüler kültür ikonlarına yer veren zeki ve sevimli Pop-Art bir peri masalı olan bu film 1968’de çekildi. O sıralarda 20 yaşında olan besteci Jan Hammer, Sovyetler’in Çekoslovakya’yı işgal etmesinin ardından ABD’ye göç etti ve burada beste yapmayı sürdürdü; filmin diğer yıldızı Helena Vondráčková Çekoslovakya pop müzik dünyasının en sevilen divası oldu. Komünist Çekoslovakya’da yetenekli yönetmenler, siyasal anlamda sorun yaratan filmlerden kaçıp peri masalı türüne sığındı, bu da Doğu blokunda çok ünlü, çok bilinen bir janr haline geldi.

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Marketa Lazarová

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

İnanılmaz Hüzünlü Prenses

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Ejder’in Dönüşü

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Kuşlar, Yetimler ve Aptallar

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Bakır Kule

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

János Vitéz

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Haydutun Baladı

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Kral Stephen

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Véronique’in İkili Yaşamı

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Sevdiğim Her Şey

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Sessizliğin Kraliçesi

Kulak Ver!<br/>Müzik ve Sinema: Orta Avrupa Filmleri

Balaton Yöntemi

İnanılmaz Hüzünlü Prenses

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.