İnsanları Seyreden Güvercin

  • 3 Nisan 2016 / 18.00
  • 27 Nisan 2016 / 19.00

Yönetmen: Roy Andersson
Oyuncular: Holger Andersson, Nils Westblom, Viktor Gyllenberg
İsveç, Almanya, Norveç, Fransa, Danimarka, 2014, 101’, renkli
İsveççe, İngilizce; Türkçe altyazıyla

Adı çoğu zaman Ingmar Bergman ile anılan, İsveç sinemasının usta yönetmeni Roy Andersson İkinci Kattan Şarkılar (2000) ve Siz, Yaşayanlar’ın (2007) ardından “yaşayanlar” üçlemesini tamamlıyor. Film, iki gezgin satıcıyı izliyor. Çağdaş zamanların Don Kişot ve Sanco Panza’sı gibi, bu iki bezgin adam, günümüzün, geçmişin ve geleceğin karmakarışık dünyasına bir bakış atıyor. Aynı anda absürt, gerçeküstü, öfke dolu, rahatsız edici, karanlık ve komik bu film, bir dalın üzerinden bizleri gözleyen bir güvercin gibi, bize yaşamın ihtişamını, insanoğlunun kırılganlığını ve yaklaşan kıyametini hatırlatıyor.

2014 Venedik Altın Aslan

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Kayıp Nehir

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Tek Aşkım

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

İnsanları Seyreden Güvercin

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Paralel Evren

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Gizli Kimya

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Hayata Uyanmak

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Neden Tarkovski Olamıyorum?

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Körlük

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Hayvan Düşü

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Delici Parlaklık

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Zaman Sıçraması

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Şimşek 1. Bölüm

Hayatta Olmaz! <br/>Metafizik ve Sinema

Şimşek 2. Bölüm

İnsanları Seyreden Güvercin

Giorgio de Chirico

Giorgio de Chirico

De Chirico, Mart 1910’da, annesi ve erkek kardeşiyle birlikte Floransa’ya taşındı. De Chirico, ilk metafizik resmini yaptı: Santa Croce Meydanı’ndan esinlediği Bir Güz Öğleden Sonrasının Muamması’nı. 

David Hockney: Arzu, Mekân ve Görünürlük

David Hockney: Arzu, Mekân ve Görünürlük

Renk, ışık ve arzunun bir araya geldiği tablolarıyla David Hockney, yalnızca Pop Art’ın değil, görsel kültürün de en çarpıcı figürlerinden biri. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinin ikinci durağında, Hockney’nin sanatı üzerinden müze eleştirisi, kimlik temsili ve kuir deneyimlerin sanat tarihindeki görünürlüğü üzerine düşünüyoruz. Sanatçının eserleri, hem kişisel hem politik bir özgürleşmenin izlerini sürerken, koleksiyonun sınırlarını yeniden tanımlıyor.

Boğa Güreşçisi Portresi (1797)

Boğa Güreşçisi Portresi (1797)

Resimdeki kişi, delici bir bakışla seyirciye bakarken, dörtte üç konumda resmedilmiştir. Resmin arka planı gri; boğa güreşçisinin giysisi, saçları ve başlığı ise siyahtır. Yakanın ve dantel süsün beyazı göz alıcıdır ve tenin solgun pembesi içinde, dudaklar, yanaklar ve burundaki bazı daha yoğun, küçük fırça vuruşları dikkati çeker.