Kedi

  • 13 Ocak 2018 / 16.00
  • 4 Şubat 2018 / 16.00

Yönetmen: Ceyda Torun
Türkiye, ABD, 2016, 79’, renkli
Türkçe; İngilizce altyazılı 

İstanbul'un sokaklarında her gün yüz binlerce kedi özgürce dolaşıyor. Binlerce senedir insanların hayatlarına girip çıkan kediler, bu şehrin zengin yapısının en önemli parçalarından biri. Sahip tanımayan bu kediler İstanbul'da vahşi ve evcil hayat arasında bir çizgide yaşayarak, benimsedikleri insanların hayatına neşe getiriyor. Kediler sadece İstanbul’da değil, ülkemizin her köşesinde hepimize birer ayna olarak hayatlarımızı akla gelmeyecek şekillerde zenginleştiriyor. Eleştirmenler ve seyirciler hemfikir, siz İstanbul'un kedilerine aşık olurken, bir aile filmi olan KEDİ de kalbinizde ve evinizde bir yer edinecek.

Miyav! <br> Dilini Kedi Mi Yuttu?

Hırsız Kedi Paris’te

Miyav! <br> Dilini Kedi Mi Yuttu?

Gelecek

Miyav! <br> Dilini Kedi Mi Yuttu?

Kedi Kiralama Servisi

Miyav! <br> Dilini Kedi Mi Yuttu?

Tuhaf Kedicik

Miyav! <br> Dilini Kedi Mi Yuttu?

Kedi

Miyav! <br> Dilini Kedi Mi Yuttu?

Kedilere Alerjisi Var

Miyav! <br> Dilini Kedi Mi Yuttu?

Tekir

Miyav! <br> Dilini Kedi Mi Yuttu?

Samuray Kedi

Miyav! <br> Dilini Kedi Mi Yuttu?

Kedi Ninja

Kedi

Bir Kedi Dosyası

Bir Kedi Dosyası

Kedilerin Eski Mısır’da ilk kez evcilleştirilmelerinin üzerinden binlerce yıl geçmiş olsa da çekicilikleri giderek artıyor. Dünyanın dört bir yanında çeşitli şehir efsaneleri yüzyıllardır alıp başını gitmekte: Avrupa’nın birkaç farklı bölgesinde, hamile bir kadının bir kediyi tutması ya da onu kucağında oturtması sakıncalı görülüyordu.

Formları Şekillendirmek Göçebe Gövde / Biçimlenen İdeolojiler

Formları Şekillendirmek Göçebe Gövde / Biçimlenen İdeolojiler

Formları Şekillendirmek yoğun ve belirgin bir biçimde forma odaklanan; ayrıca ideoloji ve göçebelik gibi kavramları imleyen, bunu gerçekleştirirken yerleşik formları çözümleyerek farklı ve yeni bağlamlar yaratan yapıtları bir araya getiriyor.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.