Berlin’de yumuşak, güneşli bir pazar ve bir apartman dairesi… Bir ailenin üç kuşağının toplanacağı akşam yemeği öncesi mutfakta hazırlık var. Bu yemek için eve dönmüş olan 20’lerindeki iki kardeş; uzaktan kumandalı helikopteriyle çığlık çığlığa koşturan küçük bir kız; bu orkestranın asıl şefi anne; baba, amca, teyzeler, kuzenler, komşular ve her şeyin ortasında bir sarman kedi. Muazzam gözüyle bu sıradan akşamüstüne bakan Ramon Zürcher her karakterden bir yan öykücük, her detaydan bir başka hikâye yaratıyor; daha ilk filminden Bresson ya da Tati ile karşılaştırılması bundan. Sade, huzurlu bir minimalizm içinde, hırslı çözümlemeler peşinde koşmadan, son derece rahat; bir yandan da zekice ve bir sürü ayrıntıya dokunarak, insanın tüm sıradanlığıyla zaten absürd bir varlık olduğunun kanıtı Tuhaf Kedicik.
Kedilerin Eski Mısır’da ilk kez evcilleştirilmelerinin üzerinden binlerce yıl geçmiş olsa da çekicilikleri giderek artıyor. Dünyanın dört bir yanında çeşitli şehir efsaneleri yüzyıllardır alıp başını gitmekte: Avrupa’nın birkaç farklı bölgesinde, hamile bir kadının bir kediyi tutması ya da onu kucağında oturtması sakıncalı görülüyordu.
Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) işbirliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!
Pera Film Altın Madalya: Sporda Kadın programı kapsamında 5Harfliler ile bir yazı dizisi sunuyor. Kendilerini; “kadın gündeminin peşinde, bağımsız bir internet sitesi” diye tanımlayan 5Harfliler bizim için hazırladıkları ikinci yazılarında Venus ve Serena belgeselini ele alıyor. Serinin bu ikinci yazısı Bawer Çakır’ın kaleminden!
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)