Kimin Kalbe İhtiyacı Var

Yönetmen: John Akomfrah
Oyuncular: 
Caroline Burghard, Treva Etienne, Ruth Gemmell, Caroline Lee-Johnson
İngiltere; 1991, 78', HDD, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı 

Kimin Kalbe İhtiyacı Var, bir grup arkadaş ve sevgilinin 1965 ile 1975 yılları arasındaki yaşamlarını takip eden bir dizi mikro anlatıdan oluşuyor. Uçlarda yaşanan hayatların kaydını tutan film, İngiltere’deki Siyah Güç Hareketi’nin başlıca ismi olan, karşıt kültür anti kahramanı, aktivist, karizmatik sosyal haydut Michael Abdul Malik’in dönüşüm yolculuğuna kendini kaptıran bir grup arkadaşın kurgusal yaşantıları üzerinden, Siyah Güç Hareketi’nin unutulmuş tarihini keşfe çıkıyor.

Hikâye anlatısının yerini alan kolaj ve halüsinasyonu andıran müziklerin bileşimi, Siyah Güç Hareketi’nin var olduğu sosyal atmosferin canlı bir tasvirini sunarken, kendini bu hareketin içerisinde bulan gençlerin karşılaştıkları duygusal ve psikolojik sonuçları ele alıyor.

John Akomfrah: Hafıza Odaları

Handsworth Şarkıları

John Akomfrah: Hafıza Odaları

Kanıt

John Akomfrah: Hafıza Odaları

Kimin Kalbe İhtiyacı Var

John Akomfrah: Hafıza Odaları

Çocuk Gibi Konuş

John Akomfrah: Hafıza Odaları

Dokuz İlham Perisi

1 Ocak’ta Evde: Yeni Yılın İlk Gününe Eşlik Edecek 10 Film

1 Ocak’ta Evde: Yeni Yılın İlk Gününe Eşlik Edecek 10 Film

Yeni yılın ilk günü bazen “yeniden başlama” iddiasından çok, yavaşlamayı ve toparlanmayı çağırır. 1 Ocak’ı evde geçirirken bir yandan dinlenmek, bir yandan da iyi hikâyelerin içine sığınmak isteyenler için; büyüme hikâyelerinden sürreal komedilere, şiirsel romantizmden distopik kâbuslara uzanan 10 filmlik bir seçki hazırladık.

İstanbul: Öncesi & Sonrası

İstanbul: Öncesi & Sonrası

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu’ndan seçtiğimiz, 1850’lerden 1980’lere tarihlenen İstanbul fotoğraflarındaki manzara ve mekanları, bu yerlerin günümüzdeki görünümleriyle birlikte sunuyoruz!

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”