Anarşik bir mizah ve köy yaşamına yakıcı bir bakış sunan Mutluluk, kolayca kategorize edilemeyecek ve tanımlanamayacak bir film. Rus tahta baskılarından esinlenen boyanmış dekorlar bir Rus halk masalı atmosferi yaratıyor ve hareketlere tuhaf bir teatrallik katıyor. Medvedkin’in gerçeküstü sessiz komedisi, Khmyr adlı bir köylüyle karısı Anna’nın, mutluluğun anlamını keşfetmeye çalışmalarının hikayesini anlatıyor. Anlatı gerçekçi olamayacak uzunlukta bir zaman dilimini kapsıyor ve çifti Devrim öncesi günlerinden Stalin ve kolektivizasyon dönemine götürüyor. Film boyunca çiftin mutluluğu bir dizi saçma ve gerçeküstü olay tarafından engelleniyor, bunların arasında işini yapmak istemeyen bir at, onların bütün yemlerini çalan komşular, intihar etmek isteyen Khmyr’i tutuklayan ve ona “Eğer köylü ölürse Rusya’yı kim besleyecek?” diye soran Çarlık memurları var. Filmin en ünlü sahnelerinden birinde Ortodoks Kilisesi mensupları geliyor, içini gösteren giysileriyle rahibeler ve Khmyr’le karısından vergi almak için gelmiş açıkça yozlaşmış bir rahip de aralarında.
Bir koleksiyona veya arşive bakarak gelecek nasıl kurgulanabilir? Seramiğin dayanıklı yapısı onu hayal edebildiğimiz zamanın sonuna dek kalıcı kıldığından geleceğin nasıl hatırlanabileceğini bir seramik koleksiyonu aracılığıyla düşünmek zihin açıcı olabilir. Sergi kapsamında üretilen eserler, geçmişe dair önemli ipuçları taşıyan bir koleksiyonu taze bir perspektifle ele alma ve geleceği hatırlamaya dair bir adım atma potansiyeli taşıyor.
Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.
Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)