Yönetmen: Markus Kneer, Daniel Schwartz
23’, Venezüella, İsviçre, 2013
İspanyolca, İngilizce; İngilizce ve Türkçe altyazılı
Torre David dünyanın en yüksek işgal evi. Venezuela, Caracas’ın merkezindeki gökdelen hiçbir zaman tamamlanmadı ve on yılı aşkın bir süre boyunca sahipsiz kaldı. Beş yıl önce, varoşlardan 750 aile bu kuleye taşınıp su ve elektrik getirdi ve bir bankanın yönetim binası olarak inşa edilen bu yapıyı kendi evlerine dönüştürdüler. Selde evini kaybeden bir işgalci “Benim burada olmam bir trajediden doğan bir fırsat” diyor. Korkuluğu olmayan merdiven boşlukları ve büyük delikleri ile bu yarım kalmış bina iskeleti, betonarme döşemelerden yükselen ve yeni sakinleri tarafından inşa edilen sayısız küçük cenneti barındırıyor. Bir marketi, basketbol sahası, otoparkı, güvenliği ve suçluları dışarıda tutmak için kapısında bir kilidi var. Caracas nüfusunun yüzde kırkı varoşlarda yaşıyor. Bir kadın, “Gecekondu bölgelerinde, yaşam kanunsuz. Burada güvenli.” diyor ve bir diğeri beş yıl önce bu binaya geldiklerinde ne kadar pis olduğunu anlatıyor. Hikaye, karşılaştırmalı sahnelerle görselleştirilmiş. İşgalciler binayı yaşanabilir hale getirmek için birlikte çalışıyor. Kulenin günlük yaşamını gözler önüne seren çeşitli kısa röportajlara El Cancerbero ve diğerlerinin rap müziği eşlik ediyor.
Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.
Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)