Yönetmen: Travis Rummel, Ben Knight
87’, ABD, 2014
İngilizce, Türkçe altyazı
Amerika boyunca devam eden zorlu bir serüveni anlatan bu güçlü film, barajlar konusundaki toplumsal tavrımızın, barajların mühendislik harikası olmasıyla gururlanmaktan, kendi geleceğimizin, nehirlerimizin yaşamı ve sağlığıyla sınırlandığını farkedişimize dönüşünü keşfediyor. Barajların tasfiyesi; erişimin olmadığı onlarca yılın ardından, eskimiş barajların yıkıldığı; nehirlerin hayata döndüğü; somonlara ve diğer vahşi balık türlerine ilkel yumurtlama alanlarına geri dönüş hakkı tanıyan bir ana akıma dönüşmüştür. Baraj Devri’nin görkemli sinematografisi ve beklenmeyen keşifleri, yalnızca nehirler ve barajlar tarafından tahrif edilmiş doğanın değil; bununla birlikte değerlerimizin de, doğanın zaptından, kendimizi onun bir parçası olarak görmemize doğru bir geçirdiği başkalaşım arasında devam ediyor.
Hafıza nesneleri ilişkilendikleri coğrafyanın da hafızasını taşır. Temel maddesi toprak olan seramikler üretildikleri coğrafyaya doğrudan bağlanır: Toprakla birebir ilişki kuran seramik, üretildiği toprağın hafızasını da barındırır. Kütahya’nın kaolini bol, dolayısıyla da seramik üretimine elverişli toprağı burada çeşitli tekniklerin gelişmesine ve seramik atölyelerinin kurulmasına sebep olmuştur.
Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)