Üç Üzgün Kaplan

  • 29 Haziran 2022 / 19.00
  • 8 Temmuz 2022 / 21.00

netmen: Gustavo Vinagre
Oyuncular:
 Isabella Pereira, Jonata Vieira, Pedro Ribeiro, Gilda Nomacce, Carlos Escher, Julia Katharine, Ivana Wonder
Brezilya, 2022, 86', DCP, renkli
Portekizce; Türkçe altyazılı / Portuguese with Turkish subtitles

En İyi Uzun Metraj Kurmaca Film Ödülü, 2022 Berlin Film Festivali, Teddy Ödülleri

Günümüzden çok da uzak olmayan distopik bir gelecekte São Paulo, beyni ve hafıza kabiliyetini hedef alan bir virüsün etkisi altındadır. Sömürgecilik ve diktatörlüğün izlerini taşıyan geçmişini unutmuş bir ülke, umutsuzca ne olduğu belirsiz bir “Altın Çağ”ı beklemektedir. Üç genç kuir, birbirlerinin ölmüş sevgililerini anarak, HIV tecrübelerini paylaşarak, maskeli yüzler için makyaj tavsiyeleri alarak ve nihayetinde Mirta adlı bir şarkıcının mekanındaki demode bir revü gösterisinde tıpkı kendileri gibi toplumca unutulmuş diğer insanlarla bir araya gelerek, pandemi ve kontrolden çıkmış kapitalizm tarafından kanı kurutulmuş bir şehirde gezintiye çıkarlar. Gustavo Vinagre’nin, politik olarak dayatılan hafıza kaybını işleyen bu içten ve sürrealist eserinde, anıların ancak kolektif olarak paylaşıldığı ve duygusal ilişkiler yoluyla aktarıldığı için korunabildiği, kuir bir çağ anlatılıyor.

Her yöne dağılanlar asla bir araya gelemez. Altın Çağ’ı yaşayanlar ise, zengin ve ayrıcalıklı bir şekilde ölmeye hiç kafa yormayanlardır. Üç Üzgün Kaplan’da pandeminin unutturduğu toplumun uç kesimleri, kendi parıltılarıyla dikkat çekiyor.

Bir Direniş Alanı Olarak Yoldaşlık

Asi ve Genç

Bir Direniş Alanı Olarak Yoldaşlık

Odanın Hissi

Bir Direniş Alanı Olarak Yoldaşlık

Salıncak

Bir Direniş Alanı Olarak Yoldaşlık

Üç Üzgün Kaplan

Rineke Dijkstra Bana Bak!

Rineke Dijkstra Bana Bak!

“Portre insanlık durumunun dışından ve de içinden bahseder, bir kişinin fiziği kadar psikolojisini de yansıtır –ya da yansıtmalıdır.”

Turquerie

Turquerie

14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu. 

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Aşk ve Müzikte Ölümüne Sadakat

Bu Bir Aşk Şarkısı Değil sergisi proje yöneticileri Fatma Çolakoğlu ve Ulya Soley, Nick Hornby’nin edebiyat ve müziğin yollarını kesiştiren etkileyici hikâyesi Ölümüne Sadakat’i anlatıyor!