Atina

  • 22 Kasım 2023 / 19.00

Yönetmen: Eva Stefani
Yunanistan, 1995, 40', DCP, renkli
Yunanca ; Türkçe, İngilizce altyazılı 

1995 baharında bir gece, Atina’daki Larissa Tren İstasyonu’ndaki yaşamı izleyen kamera, istasyonun “kiracıları” olan Antonia, Florakis ve George’la tanıştırıyor bizi. Çekimleri dört hafta boyunca süren film, tek bir akşamın kronolojik yapısını takip ederek istasyonda yaşayan insanların bir galerisini sunuyor: Evsizler, askerler ve göçmenler, farklı dünyaların buluştuğu ve bir arada var olduğu bir alanı tanımlıyor.

Yunanistan Sineması Günleri

Prova

Yunanistan Sineması Günleri

Rom

Yunanistan Sineması Günleri

Meteor ve Gölge

Yunanistan Sineması Günleri

Fournoi, Bir Kadın Toplumu

Yunanistan Sineması Günleri

Atina

Yunanistan Sineması Günleri

Megara

Yunanistan Sineması Günleri

Helidona’nın Çocukları

Yunanistan Sineması Günleri

Doxobus

Yunanistan Sineması Günleri

Yaralı Ağaç

Yunanistan Sineması Günleri

Theofilos

Yunanistan Sineması Günleri

Diğer Mektup

Yunanistan Sineması Günleri

Kumpanya

Yunanistan Sineması Günleri

Kısa Film Seçkisi

Yunanistan Sineması Günleri

Mutlu Gün

Yunanistan Sineması Günleri

Görüşürüz

Yunanistan Sineması Günleri

Byron: Şeytan İçin Bir Ezgi

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.

Moskova Kavramsalcılığı

Moskova Kavramsalcılığı

Düşünme biçimimiz kökten bir değişime uğramış durumda, ama insanların çoğu bunun pek farkında değil gibi.

Kurumsallaşmış düşünme biçimi son 24 yüzyıldır yaptığı gibi doğrusal Neo-Platonik yapısını sürdürüyor. 

Modernite  Moderni İnşa Etmek / Moderni Yeniden Biçimlendirmek

Modernite Moderni İnşa Etmek / Moderni Yeniden Biçimlendirmek

Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.