Bir Hurdacının Hayatı

  • 20 Ekim 2018 / 14.00
  • 28 Ekim 2018 / 18.00

Yönetmen: Danis Tanović
Oyuncular: Nazif Mujic, Senada Alimanovic, Semsa Mujic, Sandra Mujic
Bosna Hersek, Fransa, Slovenya, 2013, 75', renkli
Boşnakça, Romanca; Türkçe altyazılı
 
Danis Tanović ulusal bir skandala dönüşen hayatının en büyük çilesini canlandırmak için profesyonel olmayan bir kast toparlar. Bir Hurdacının Hayatı zorluklar ve haksızlıklara karşı bir cesaret öyküsü… Poljice adlı ücra bir Roman yerleşimde demir hurdacılığı yaparak bir türlü iki yakasının bir araya getiremeyen Nazif Maujic'in yaşantısı, hayat arkadaşı Senada’nın düşük yapması ile umarsız bir ölüm kalım mücadelesine dönüşür. Ne sağlık sigortası ne de hayat kurtaracak septisemi tedavisine verecek paraları olan Senada ile Nazif yerel hastaneye kabul edilmezler. Böylece, bu çiftin sosyal önyargı ve nasır tutmuş bürokrasi cenderesinde 10 gün sürecek macerası başlayacak, Bosna Hersek’teki Roman azınlığın yaşadığı kurumsal ayrımcılığı gözler önüne serecektir. 
 
Bu filmin gösterimleri ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır.

Belleğin Mirası: Danis Tanović

Tarafsız Bölge

Belleğin Mirası: Danis Tanović

Cehennem

Belleğin Mirası: Danis Tanović

Güzel Bir Hayat Düşlerken

Belleğin Mirası: Danis Tanović

Bir Hurdacının Hayatı

Belleğin Mirası: Danis Tanović

Saraybosna'da Ölüm

Bir Hurdacının Hayatı

Haliç

Haliç

Batılı ressamların İstanbul’u konu alan resimleri söz konusu olduğunda Haliç çok özel bir yere ve öneme sahiptir. Topkapı Sarayı ve anıtsal yapıların yer aldığı Tarihi Yarımada’yla, batılıların konakladığı, yabancı elçiliklerin yer aldığı Galata’yı birbirinden ayıran bu su kütlesi, geçişimli bir sınır gibidir adeta. 

Pera Müzesi’nin Genç Sergileri

Pera Müzesi’nin Genç Sergileri

Pera Müzesi’nin sergiler ekibinden Begüm Akkoyunlu ve Tania Bahar ilk açıldığımız günden bu yana süregelen ve artık bir gelenek halini alan “Genç Sergiler”in hikâyesini Pera Müzesi Blog için anlatıyor!

Akışkan Rego

Akışkan Rego

Her ne kadar Rego, geç de olsa, çağının öncü feministlerinden biri olarak kabul edilmişse de, cinsel akışkanlığı ele alışıyla ilgili çok az şey yazılmıştır. Hatta çizim ve resimlerindeki sado-mazoşist akım, partiarka ile sömürülen kadın arasındaki klasik çatışmanın bir okuması olarak anlaşılmıştır. Türkiye ve Almanya’daki ilk müze sergileri, Rego’nun toplumsal cinsiyet ve kimlik hakkında sanıldığının çok ötesinde akışkan bir anlayışa sahip olduğunu gösteriyor.