“Çiftlik”te Yaşam

Yönetmen:  Sophie Letourneur
Oyuncular: Sarah-Jane Sauvegrain, Eulalie Juster, Mahault Mollaret
Fransa, 90’, 2009, renkli
Fransızca, Türkçe altyazıyla

Letourneur, vefat etmiş olan Fransız ustaları Rohmer ve Rouch’un yapıtlarıyla karşılaştırılan ilk uzun metrajlı filminde, bohem kızlardan meydana gelen küçük bir grubun görünürde oldukça mutlu gündelik yaşamını derin bir kavrayış ve mizahla sergiler (kızlar, Sol Yaka’da “Çiftlik” adını verdikleri yerde birlikte yaşarlar). Yaklaşık 20 yaşlarında, birbirine çok bağlı bu grup, Lola, Pam, Manon, Chloé ve Jude’dan oluşur. Profesyonel olmayan oyuncuların canlandırdığı ve gerçek yaşamlarında da birbirlerinin arkadaşı olan bu kızlar, zeki ve biraz saftırlar, çoğu zaman bir saatleri bir saatlerine uymaz, günlerini içki içerek, sigara tüttürerek, gülerek, dans ederek, dedikodu yaparak ve aşk yaşamlarını tartışarak geçirirler. Ta ki her biri, gruptan ayrılıp kendi yaşamının izinden gitmesi gerektiğini anlayıncaya kadar. Bağımsız Sinema Derneği’nin 2010 Cannes filmleri listesinde yer alan La Vie au Ranch, beğenilen bir festival filmi olup Viyana Uluslararası Film Festivali’nde, Vancouver’da, Sidney’de, Belfort’ta (orada En İyi Fransız Filmi Ödülü’nü almıştır) ve Rotterdam Uluslararası Film Festivali’nde gösterildi. Letourner’in yarı otobiyografik ilk uzun metrajlı filmi, amatör oyuncuların performanslarını, çok katmanlı diyalogları ve gerçek yaşam kast deneyimlerini kusursuz şekilde birleştirmektedir...

Gençlik Güzel Şey!

Giacomo’nun Yazı

Gençlik Güzel Şey!

Biz, Cleves Prensesleri

Gençlik Güzel Şey!

Belle Epine

Gençlik Güzel Şey!

Zehir Gibi Aşk

Gençlik Güzel Şey!

Anılara Yolculuk

Gençlik Güzel Şey!

“Çiftlik”te Yaşam

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.