Meksika, ABD, Almanya, 2010–2011, HDV, renkli, 41’
İspanyolca, İngilizce; Türkçe altyazılı
Meksikalı yönetmen Fernando Eimbcke ve yeni Amerikan bağımsız sinemasının temsilcisi So Yong Kim, gündelik adetleri ve aile yaşamlarının yansımalarından oluşan sekiz parçayı birbirlerine gönderiyorlar. Bunlar, bir örümcek ağında dans eden bir yaprak, deniz kenarındaki günbatımları, Eimbcke’nin babası ile birlikte babasının hastalığının hikayesini anlatan annesi, çocukluk dönemine dair sohbetler, bebek ve salyangoz fotoğrafları ve Berlin’deki bir pencereden görünen görüntüleri içeriyor. Bu minimalist ve kişisel bir film.
Zihnimde iki imge var. Birinde, yaşlı, buruşmuş bir adam torununu sevinçle havaya kaldırıyor. Diğerinde ise, asırlık bir armut ağacının dalları meyveyle dolup taşıyor. İkisi de yaşlanma ile yenilenmenin kesişen süreçlerinde yerçekimi ile yükselişin ahengine dair oldukça derin bir şey söylüyor gibi. Yaşlı adam ve bebekten başlayalım.
Kahve o kadar uzun zamandır bizimle ki, onsuz bir sosyal yaşamı düşünmek güç. Hatta sanki onunla hiç tanışmasaydık da “Bu hayatta bir şey eksik ama adını koyamıyorum.” gibi bir hisse kapılırdık. Şakası bir yana, sizce nasıl oldu da kahve insanlık tarihinin farklı dönemlerinde hep kendine has bir yer edinmeyi ve gündelik yaşamımızda bu denli kök salmayı başardı?
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)