Bir yanıyla büyüme, bir yanıyla vampir hikayesi olan Gir Kanıma, benzerlerinden farklı olarak hem sevecen, hem de ekonomik bir anlatıma sahip ve insanı sessizce irkiltiyor. Yönetmen Tomas Alfredson filmde fantastik malzemeye her gün karşılaştığımız şey muamelesi yapıyor. Kanlı sahneler olsa da Alfredson bunları abartısız bir keskinlikle ele alıyor ve bu sahnelerin ürkütücü sakinliği onları tüyler ürpertici ve unutulmaz kılıyor. Her ne kadar sonunda karanlık ağır bassa da film, yetenekli genç oyuncuların incelikle canlandırdığı Oskar ve Eli arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Her ikisi de kasvetli hikayenin içinde doğal bir masumiyet yayıyor ve böylece süreğen bir umut hissi veriyorlar.
Hafıza nesneleri ilişkilendikleri coğrafyanın da hafızasını taşır. Temel maddesi toprak olan seramikler üretildikleri coğrafyaya doğrudan bağlanır: Toprakla birebir ilişki kuran seramik, üretildiği toprağın hafızasını da barındırır. Kütahya’nın kaolini bol, dolayısıyla da seramik üretimine elverişli toprağı burada çeşitli tekniklerin gelişmesine ve seramik atölyelerinin kurulmasına sebep olmuştur.
Gilbert ve George, sanatla hayat arasındaki sınırı tamamen silmeyi amaçlayan radikal bir ikili. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamında hazırlanan bu yazıda, ikilinin “yaşayan heykel” anlayışını, grid tekniğini ve gündelik hayatı sanatın merkezine taşıyan benzersiz pratiklerini inceliyoruz.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)