Güneşsiz

  • 2 Ağustos 2017 / 19.00
  • 4 Ağustos 2017 / 18.00

Yönetmen: Chris Marker
Fransa; 1983, 104; renkli, siyah-beyaz
İngilizce, Fransızca, Japonca; Türkçe altyazılı

Laurie Anderson’un en sevdiği yönetmen olan Chris Marker’ın bu hüzünlü başyapıtı, Tokyo, Guinea-Bissau, İzlanda ve San Francisco’yu içine alan şiirsel bir belgesel turu. Son derece etkileyici bir deneme filmi olan Sans Soleil’de sözler ve büyüleyici görseller, kültürler ve gizli ayinler arasında yolculuk yaparken zaman karmaşasına düşen bir dünya gezgininin kendini kaybedişini dile getiriyor. Tarkovski’ye (Bölge) ve Marker’ın kendi filmi La Jetée’ye (Dalgakıran) göndermeler yapan Sans Soleil, filme bir görüntüyü sabitlemenin, “belleği kusursuzlaştırma” çabasının bir parçası olduğunu düşündürüyor. Düşünceler arasında dolaşan, melankolik ve müziksel (filmin adı Mussorgski’nin bir şarkı döngüsüne gönderme yapıyor) bir film olan Sans Soleil, dünyada bu mükemmelliği arıyor.

Bellek Üzerine ya da Nasıl Çiftdüşünebilirim?

Sütle Balın Hikayesi

Bellek Üzerine ya da Nasıl Çiftdüşünebilirim?

Deniz Tarihtir

Bellek Üzerine ya da Nasıl Çiftdüşünebilirim?

Şanghaylanmış Metin

Bellek Üzerine ya da Nasıl Çiftdüşünebilirim?

Güneşsiz

Bellek Üzerine ya da Nasıl Çiftdüşünebilirim?

Körler / Jaluziler İçin

Güneşsiz

Charlotte Wells’ten Bir Not

Charlotte Wells’ten Bir Not

Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.

Andy Warhol’un Deneme Çekimleri

Andy Warhol’un Deneme Çekimleri

1963 ile 1966 yılları arasında Andy Warhol, New York sanat çevresinden çeşitli kişilerin film portreleri üzerinde çalıştı. 

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.