Kutuptan Ekvador’a

  • 24 Eylül 2022 / 18.00
  • 4 Kasım 2022 / 19.00
  • 12 Kasım 2022 / 18.00

netmenler: Yervant Gianikian, Angela Ricci Lucchi
1987, 96', renkli 

Gösterimi çok nadir yapılmış bu 16 mm'lik deneysel film, Kuzey Kutbu'ndan Ekvator'a kadar "egzotik" insanları fotoğraflayan öncü İtalyan belgesel yapımcısı Luca Comerio'nun 1910 yıl tarihli arşivlerinden derlendi. Yervant Gianikian ve Angela Ricci Lucchi, Comerio'nun Kuzey Kutbu’ndaki ilk balina avcılarını, ata binen Kazak benzeri askerleri, misyoner okullarını, Afrika'daki avcılığı ve savaşı, çay saatinde İngiliz Hindistan’ında çay saatlerini ve Birinci Dünya Savaşı'ndaki İtalyan Alp birliklerinin muhteşem arşiv görüntülerini yeniden fotoğraflayıp elle renklendirdiler. Comerio'nun çalışmasını, her bir görüntünün üzerinde ve arasında kazılı olan ideolojiyi ortaya çıkarmak için yeniden şekillendirdiler Gianikian'ın kendi sözleriyle, “farklı durum ve alanlarda kendini gösteren sömürgeciliğin şiddetini” yani.

17. İstanbul Bienali

Mezarlık

17. İstanbul Bienali

Atımı Jalebi Yemeye Götürmek

17. İstanbul Bienali

Arkadaşımın Evi Nerede?

17. İstanbul Bienali

Fotoğraflar Çekmek

17. İstanbul Bienali

Yamyam Turları

17. İstanbul Bienali

Vampir-Cuadecuc

17. İstanbul Bienali

Çiftçiler

17. İstanbul Bienali

Pasifik 3, 2, 1, Sıfır (1. Bölüm)

17. İstanbul Bienali

şimdi tam zamanı. (I+II)

17. İstanbul Bienali

{senin yemin şarkı söyleyebiliyorsa, avcı elbet gelecektir} Yaprakların Arasındaki Gölgeler Gibi

17. İstanbul Bienali

Peyzaj #4: Dünya Nasıl Geliştirilir

17. İstanbul Bienali

Panduranga’dan Mektuplar

17. İstanbul Bienali

Europium

17. İstanbul Bienali

Tellüryen Dram

17. İstanbul Bienali

Post-Militer Sinema

17. İstanbul Bienali

Varoluşunuzun Doğasına Dair Bazı Sorular

17. İstanbul Bienali

Olta var balık yok

17. İstanbul Bienali

Çamur Adam

17. İstanbul Bienali

Kutuptan Ekvador’a

17. İstanbul Bienali

Geri Dönen Ruhlar

17. İstanbul Bienali

Keşif Gezisi İçeriği

17. İstanbul Bienali

Leviathan

Heykele Geçiş

Heykele Geçiş

Manolo Valdés’in resimleri, maddesel bir mevcudiyet arayışındayken, bu arayış onun heykellerinde daha da belirgindir. Her geçen yıl, bu alanda daha üretken hale gelir. Günümüzde heykel, sanatçının zamanının ve çabalarının büyük bir bölümünü kapsıyor.

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.

Charlotte Wells’ten Bir Not

Charlotte Wells’ten Bir Not

Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.