Dünyanın Sonundaki Su

  • 18 Aralık 2013 / 19.00
  • 28 Aralık 2013 / 14.00

Yönetmen: Paula Siero
Oyuncular: Guadalupe Docampo, Diana Lamas, Facundo Arana, Graciela Stefani, Mario Alarcon, Antonio Ugo
Arjantin; 85’, 2011, renkli
İspanyolca; Türkçe altyazıyla

Birlikte yaşayan iki kız kardeş Laura ve Adriana, birlikte son bir yolculuğa çıkmaya karar veriyor. Bir pizzacıda çalışan ve kardeşine bakan Laura, bu yolculuk için parayı denkleştirmekle görevli. Kızlar yolculuk tutkunu değil, daha ziyade Laura’nın sonunda dönmek zorunda kalacağı gerçeklerden kaçmak istiyorlar. Laura müzisyen Martin’le tanışıp yakın bir ilişkiye girince, güçlü bir kardeşlik bağıyla bağlı iki kardeş birbirleriyle, sevgileri, nefretleri, anlayışları ve kızgınlıklarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor.

Arjantin<br/> Latin Amerika'dan Öyküler

Son Elvis

Arjantin<br/> Latin Amerika'dan Öyküler

Dünyanın Sonundaki Su

Arjantin<br/> Latin Amerika'dan Öyküler

Akasyalar

Arjantin<br/> Latin Amerika'dan Öyküler

Samuray

Dünyanın Sonundaki Su

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

İstanbul: Öncesi & Sonrası

İstanbul: Öncesi & Sonrası

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu’ndan seçtiğimiz, 1850’lerden 1980’lere tarihlenen İstanbul fotoğraflarındaki manzara ve mekanları, bu yerlerin günümüzdeki görünümleriyle birlikte sunuyoruz!