Elly Hakkında

  • 9 Haziran 2018 / 18.00
  • 20 Temmuz 2018 / 21.00

Yönetmen: Asghar Farhadi
Oyuncular: Golshifteh Farahani, Shahab Hosseini, Taraneh Alidousti
İran, 2009, 118', renkli, Farsça; Türkçe altyazılı
 
Yıllardır Almanya’da yaşayan Ahmet tekrar İran’a dönünce eski dostları kutlamak için Hazar Gölü’nün kıyısında bir tatil yapmaya karar verirler. Bu üç günlük kaçamağı planlayan Sepideh, herkesten habersiz kızının anaokulu öğretmeni Elly’i de davet eder. Çünkü bu genç ve güzel kadını, Almanya’da geriye mutsuz bir evlilik bırakan Ahmet ile tanıştırmak istiyordur. Tatilin ilk günü, eski dostların kahkahaları eşliğinde su gibi akıp geçer. Fakat bir sonraki gün bu coşkulu atmosfer, kara bulutların gölgesinde kalır: Elly, ansızın ortadan kaybolur. Genç kadın, geriye sadece çantasıyla beraber cevapsız sorular bırakır. Ahmet ve arkadaşları Elly’i bulmaya çalışırken beklediklerinden çok daha fazlasını bulacaklardır. Sırlar ve yalanlar su yüzüne çıkmaya başladığında ise kimse, gerçeklerle yüzleşmeye hazır olmayacaktır.

Kumsalda

Bay Hulot'nun Tatili

Kumsalda

Ne Sihirdir Ne Keramet

Kumsalda

Günaydın Hüzün

Kumsalda

Macera

Kumsalda

Venedik'te Ölüm

Kumsalda

Pauline Plajda

Kumsalda

Yaz Hikâyesi

Kumsalda

Sonsuzluk ve Bir Gün

Kumsalda

Lucía

Kumsalda

Kinetta

Kumsalda

Agnès'in Plajları

Kumsalda

Elly Hakkında

Kumsalda

Cennet: Aşk

Kumsalda

Mavi Dalga

Kumsalda

Bu Sahilde

Elly Hakkında

İstanbul: Öncesi & Sonrası

İstanbul: Öncesi & Sonrası

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu’ndan seçtiğimiz, 1850’lerden 1980’lere tarihlenen İstanbul fotoğraflarındaki manzara ve mekanları, bu yerlerin günümüzdeki görünümleriyle birlikte sunuyoruz!

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.