Günaydın Hüzün

  • 7 Temmuz 2018 / 16.00
  • 20 Temmuz 2018 / 19.00

Yönetmen: Otto Preminger
Oyuncular: Deborah Kerr, David Niven, Jean Seberg, Mylène Demongeot
ABD, İngiltere, 1958, 94', siyah-beyaz, renkli, İngilizce; Türkçe altyazılı
 
Jean Seberg'ün (Serseri Aşıklar) çok doğal bir şekilde canlandırdığı, on yedi yaşında ama erken gelişmiş bir genç kız olan Cécile ve hovarda babası Raymond (David Niven), Paris'ten kaçarak Akdeniz kıyısındaki villalarına gelirler. Preminger, karakterlerin siyah-beyaz Paris'te yaşadıkları tristesse ("hüzün") ile Fransız Riviera'sında geçirilen aydınlık ve rengârenk yaz arasındaki karşıtlığı vurgular. Can attıkları lüks hayat tarzına kavuştukları ve sorumluluktan kurtuldukları için mutlu olan bronz tenli ikili, kendilerini özgür aşk, hızlı arabalar ve bedensel hazlarla dolu bir hayata bırakırlar. Ne var ki Raymond evlenmeye karar verince, Cécile'in kaprisli karakteri onu sonu felaketle bitecek ve çevresindeki herkesin hayatını etkileyecek bir yola sokacaktır.

Kumsalda

Bay Hulot'nun Tatili

Kumsalda

Ne Sihirdir Ne Keramet

Kumsalda

Günaydın Hüzün

Kumsalda

Macera

Kumsalda

Venedik'te Ölüm

Kumsalda

Pauline Plajda

Kumsalda

Yaz Hikâyesi

Kumsalda

Sonsuzluk ve Bir Gün

Kumsalda

Lucía

Kumsalda

Kinetta

Kumsalda

Agnès'in Plajları

Kumsalda

Elly Hakkında

Kumsalda

Cennet: Aşk

Kumsalda

Mavi Dalga

Kumsalda

Bu Sahilde

Günaydın Hüzün

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.

Heykele Geçiş

Heykele Geçiş

Manolo Valdés’in resimleri, maddesel bir mevcudiyet arayışındayken, bu arayış onun heykellerinde daha da belirgindir. Her geçen yıl, bu alanda daha üretken hale gelir. Günümüzde heykel, sanatçının zamanının ve çabalarının büyük bir bölümünü kapsıyor.