Ne Sihirdir Ne Keramet

  • 9 Haziran 2018 / 16.00
  • 19 Temmuz 2018 / 19.00

Yönetmen: Esat Özgül
Oyuncular: İsmail Dümbüllü, Luiza Nor, Rasih Ertuğ, Suzan Güven
Türkiye, 1951, 100', siyah-beyaz, Türkçe
 
Ne Sihirdir Ne Keramet, İstanbul’a gelen İsmail Dümbüllü’nün başına gelen gülünç olayları konu alır. İsmail Dümbüllü, çalıştığı tiyatronun müdürü tarafından işleri savsakladığı gerekçesiyle kovulur. Sevgilisi Aysel ile İstanbul’da buluşmak üzere sözleşerek yola çıkar. Maceralı bir yolculuktan sonra İstanbul’a varır. Arkadaşı Rasih ile birlikte bir yandan türlü işlerde çalışırken bir yandan da Aysel’in izini arar. Her şey kötü giderken, rüyasında bir cinin kendisine verdiği sihirli değnek çok işine yarayacaktır.

 

Kumsalda

Bay Hulot'nun Tatili

Kumsalda

Ne Sihirdir Ne Keramet

Kumsalda

Günaydın Hüzün

Kumsalda

Macera

Kumsalda

Venedik'te Ölüm

Kumsalda

Pauline Plajda

Kumsalda

Yaz Hikâyesi

Kumsalda

Sonsuzluk ve Bir Gün

Kumsalda

Lucía

Kumsalda

Kinetta

Kumsalda

Agnès'in Plajları

Kumsalda

Elly Hakkında

Kumsalda

Cennet: Aşk

Kumsalda

Mavi Dalga

Kumsalda

Bu Sahilde

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.