Kültür Katedralleri - Bölüm 1

Yönetmenler: Wim Wenders, Michael Glawogger, Michael Madsen
Almanya, Danimarka, Norveç, Avusturya, Fransa, Japonya, ABD, 2014, 80’, renkli 
İngilizce; Türkçe altyazılı 
 
Binaların ruhunu konu alan Kültür Katedralleri altı ikonik ve birbirinden çok farklı binanın kendi ağzından konuşarak insan hayatını insan yapısı binaların gözünden hiçbir şeyi kaçırmayan bakış açısıyla incelediği bir yapım. Bu projeye altı önemli yönetmen kendi görsel tarzları ve sanatsal yaklaşımları ile katılıyor. Bize binaların insan düşüncesinin ve eyleminin birer maddi dışavurumu olduğunu gösteriyorlar: Berlin Filarmoni, bir modernite ikonu; Rusya Milli Kütüphanesi, düşüncelerin krallığı; Halden Prison, dünyanın en insancıl cezaevi; the Salk Enstitüsü, çığır açan bir bilim kurumu; Oslo Opera Binası sanat ve yaşamın fütürist bir bileşimi; Centre Pompidou, modern bir kültür makinası. Kültür Katedralleri, bu simge binaların her birinin kültürümüzü nasıl yansıttığını ve toplumsal belleği nasıl koruma altına aldığını irdeliyor.
 
Bölüm 1
Wim Wenders (28’)         
Berlin Filarmoni
Michael Glawogger (26’)
Rusya Milli Kütüphanesi
Michael Madsen (26’)     
Halden Hapishanesi
 

Bu filmin gösterimleri ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır.

Sessizlik ve Işık

Louis Kahn: Sessizlik ve Işık

Sessizlik ve Işık

Mimarın Göbeği

Sessizlik ve Işık

Yan Pencere

Sessizlik ve Işık

İnsan Ölçeği

Sessizlik ve Işık

Sonsuz Mutluluk

Sessizlik ve Işık

Mimar Babam: Bir Oğlun Yolculuğu

Sessizlik ve Işık

Kültür Katedralleri - Bölüm 1

Sessizlik ve Işık

Kültür Katedralleri – Bölüm 2

Kültür Katedralleri - Bölüm 1

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.

Rineke Dijkstra Bana Bak!

Rineke Dijkstra Bana Bak!

“Portre insanlık durumunun dışından ve de içinden bahseder, bir kişinin fiziği kadar psikolojisini de yansıtır –ya da yansıtmalıdır.”