Yönetmen: Bülent Boral
Türkiye, 2025, 43’, DCP, renkli
Türkçe; İngilizce Altyazılı
Mardiros’dan Bu Yana, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Osep Tokat’ın memleketi Bingöl’e yaptığı duygusal yolculuğu konu alan bir belgesel filmdir. Osep Tokat Bingöl’ün Kiğı ilçesine bağlı Zermek köyüne vardığında ilk durağı, dedesi Mardiros Sarkisyan’ın 1889 yılında köy meydanında inşa ettiği çeşme olur. Doğduğu evi aramak için köyde dolaşan Tokat, evi bulamasa da birkaç köylünün yardımıyla harabe halindeki kiliseye ulaşır. Ardından dedesinin ustalık eserlerini ve geçmişin izlerini takip eder.
Mardiros Sarkisyan, bölgede ünlü bir yapı ustasıdır. 1915 öncesinde Zermek’te bir yel değirmeni inşa etmiş; bölgede birçok köprü, çeşme, harman makinası ve çeşitli ev aletleri yapmış biridir. 1915’te başlayan tehcir sırasında Sarkisyan ailesi göçe katılmış, Çarsancak beylerinden Hasan Ağa’nın koruması sayesinde çeşitli yerlerde barınarak sonunda tekrar Zermek’e dönebilmiştir.
Mardiros’dan Bu Yana göç, acı, geride kalanlar ve memleket özlemine dair bir belgeseldir.
Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.
Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.
Hafıza nesneleri ilişkilendikleri coğrafyanın da hafızasını taşır. Temel maddesi toprak olan seramikler üretildikleri coğrafyaya doğrudan bağlanır: Toprakla birebir ilişki kuran seramik, üretildiği toprağın hafızasını da barındırır. Kütahya’nın kaolini bol, dolayısıyla da seramik üretimine elverişli toprağı burada çeşitli tekniklerin gelişmesine ve seramik atölyelerinin kurulmasına sebep olmuştur.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)