Yönetmen: Bahar Bektaş
Almanya, 2024, 99’, DCP, renkli
Türkçe, Almanca; Türkçe, İngilizce altyazılı
Bahar’ın kardeşi Taner Almanya’da hapistedir ve Türkiye’ye sınır dışı edilmek üzeredir. Bahar, kardeşinin sınır dışı edilmesini beklerken kamerayı aile üyelerine doğru tutar. Sakin ve hassas görüntülerle, ailenin köklerinden koparılma ve Almanya ile Türkiye arasında yeni başlangıçların duygusal ve coğrafi dünyalarını keşfeder. Bu filmle Bahar, iki ülke ve arada kalmışlık hissi arasında sıkışmışken ailesi için bir toprak talep eder.
Anne babası Yıldız ve Mustafa ile kardeşleri Taner ve Onur ile yaptığı konuşmalarda geçmişe doğru acı dolu bir yolculuğa çıkar. Türkiye’deki Alevi-Kürt aileye yönelik siyasi zulüm, 1989’da Avrupa’ya kaçış, birkaç ırkçı saldırı, depresyon ve ebeveynlerin aşırı yüklenmesi – bunların hepsi çocukları etkiledi ve bunlarla farklı şekillerde başa çıktılar. Taner’in Türkiye’deki kaderinin belirsizliği, sürgündeki bir aile olarak yaşadıkları hayat deneyimlerinin bir yansımasıdır. Geçmişin ve mevcudiyetin çarpıtılması ve farklı coğrafyalar, izleyiciyi sürgünün özelliklerinden biri olan zaman ve mekânda yönelimi kaybetmekle karşı karşıya getirir.
Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.
Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.
Hafıza nesneleri ilişkilendikleri coğrafyanın da hafızasını taşır. Temel maddesi toprak olan seramikler üretildikleri coğrafyaya doğrudan bağlanır: Toprakla birebir ilişki kuran seramik, üretildiği toprağın hafızasını da barındırır. Kütahya’nın kaolini bol, dolayısıyla da seramik üretimine elverişli toprağı burada çeşitli tekniklerin gelişmesine ve seramik atölyelerinin kurulmasına sebep olmuştur.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)