Seva

Yönetmen:Nesime Karateke
Türkiye, 2025, 54’, DCP, renkli
Türkçe, Arapça; Türkçe, İngilizce altyazılı

Belgesel; belirsizlik, boşluk, yas, filizlenme ve iyileşme kavramları etrafında deprem sonrası Antakya’ya bir bakış sunar. Odağına kadınları, çocukları, gençleri alarak sanat, üretim ve dayanışma ile yaşamı yeniden filizlendirmek için emek verenlerin yolculuklarına tanıklık eder.

Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

Bellekvari: KuirFest'in Sözlü Tarihi

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

100: İnsan Apoyevmatini ile Doğar, Apoyevmatini ile Ölür

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

Mardiros'dan Bu Yana

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

Kavak Ağacının Gölgesinde

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

E Blok Daire 5

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

Bir Garip Rüya Rengi

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

Ezda

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

Domates Biber Depresyon

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

Sürgün Asla Bitmez

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

Bir Arkadaşlık Hatırası

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

Seva

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

Bazen Hep Birlikte

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

İris Yürüyüşü

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

Biz Radyoyu Çok Sevdik

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

Elibirlik: Yırcalı Kadınlar

DOCUMENTARIST <br>18. İstanbul Belgesel Günleri

Traugott

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”

İstanbul: Öncesi & Sonrası

İstanbul: Öncesi & Sonrası

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu’ndan seçtiğimiz, 1850’lerden 1980’lere tarihlenen İstanbul fotoğraflarındaki manzara ve mekanları, bu yerlerin günümüzdeki görünümleriyle birlikte sunuyoruz!

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.