Polonya Deneysel Canlandırma Sineması 2

  • 12 Nisan 2014 / 13.30
  • 13 Nisan 2014 / 11.00

  • Tatlı Ritimler / 1965 / Yön. Kazimierz Urbański / 6’
  • Kaderini Kendi Elime Almak / 1971 / Yön. Katarzyna Latałło / 6’
  • Replika / 1975 / Yön. Kazimierz Bendkowski / 9’
  • Yeni Kitap / 1975 / Yön. Zbigniew Rybczyński / 10’
  • Ay duramıyorum! / 1975 / Yön. Zbigniew Rybczyński / 10’
  • Portre / 1977 / Yön. Stanisław Lenartowicz / 8’
  • Ölü Gölge / 1980 / Yön. Andrzej Klimowski / 10’
  • Çizgi / 1981 / Yön. Grzegorz Rogala / 7’
  • İlk Film / 1981 / Yön. Józef Piwkowski / 10’
  • Blok / 1982 / Yön. Hieronim Neumann / 9’
  • Kırpık / 1984 / Yön. Jerzy Kucia / 10’
  • Videodisk / 1986 / Yön. Maciej Ćwiek / 4’
  • Zoopraxiscope / 2005 / Yön. Hieronim Neumann / 12’

Toplam Süre 108’
(*) işareti ile belirlenen seanslar filmin yönetmeni, yapımcısı veya oyuncusunun katılımıyla yapılacaktır.

33. İstanbul Film Festivali<br> Polonya Deneysel Canlandırma Sineması

Polonya Deneysel Canlandırma Sineması 1

33. İstanbul Film Festivali<br> Polonya Deneysel Canlandırma Sineması

Polonya Deneysel Canlandırma Sineması 2

33. İstanbul Film Festivali<br> Polonya Deneysel Canlandırma Sineması

Polonya Deneysel Canlandırma Sineması 3

33. İstanbul Film Festivali<br> Polonya Deneysel Canlandırma Sineması

Söyleşi: Polonya Canlandırma Sineması

Bölgenin Hafızası

Bölgenin Hafızası

Hafıza nesneleri ilişkilendikleri coğrafyanın da hafızasını taşır. Temel maddesi toprak olan seramikler üretildikleri coğrafyaya doğrudan bağlanır: Toprakla birebir ilişki kuran seramik, üretildiği toprağın hafızasını da barındırır. Kütahya’nın kaolini bol, dolayısıyla da seramik üretimine elverişli toprağı burada çeşitli tekniklerin gelişmesine ve seramik atölyelerinin kurulmasına sebep olmuştur.

Heykele Geçiş

Heykele Geçiş

Manolo Valdés’in resimleri, maddesel bir mevcudiyet arayışındayken, bu arayış onun heykellerinde daha da belirgindir. Her geçen yıl, bu alanda daha üretken hale gelir. Günümüzde heykel, sanatçının zamanının ve çabalarının büyük bir bölümünü kapsıyor.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.